12563
SINAİ MÜLKİYET KANUNU
Kanun Numarası : 6769
Kabul Tarihi : 22/12/2016
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 10/1/2017 Sayı : 29944
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 58
BAŞLANGIÇ HÜKÜMLERİ
Amaç, Kapsam, Tanımlar ve Korumadan Yararlanacak Kişiler
Amaç ve kapsam
Madde 1- (1) Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile
geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal
ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır.
(2) Bu Kanun; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün
adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve
cezai yaptırımları kapsar.
Tanımlar
Madde 2- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Amblem: Coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adlarının bu Kanun hükümlerine uygun
olarak tescil edilmiş olduğunu gösteren ve Kurum tarafından oluşturulan; tescil edildiği adla
birlikte ürün veya ambalajı üzerinde kullanılan ya da niteliği gereği ürünün kendisi veya ambalajı
üzerinde kullanılamadığı durumlarda kolayca görülebilecek şekilde hak sahibi kullanıcılar
tarafından uygulanan ve coğrafi işaretler bakımından kullanılması zorunlu olan işareti,
b) Bitki çeşidi: Bir veya birden fazla genotipin ortaya çıkardığı bazı özellikleri ile
tanımlanan, aynı tür içindeki diğer genotiplerden en az bir tipik özelliğiyle ayrılan ve
değişmeksizin çoğaltılmaya uygunluğu bakımından bir birim olarak kabul edilen en küçük
taksonomik kısım içerisinde yer alan bitki grubunu,
c) Biyolojik materyal: Genetik bilgi içeren ve kendi kendine üreyebilen ya da bir biyolojik
sistemde üretilebilen herhangi bir maddeyi,
ç) Bülten: Yayım ortamının türüne bakılmaksızın bu Kanunda belirtilen hususların
yayımlandığı ilgili yayını,
12564
d) Çalışan: Özel hukuk sözleşmesi veya benzeri bir hukuki ilişki gereğince, başkasının
hizmetinde olan ve bu hizmet ilişkisini işverenin gösterdiği belli bir işle ilgili olarak kişisel bir
bağımlılık içinde ona karşı yerine getirmekle yükümlü olan kişiler ile kamu görevlilerini,
e) Kurum: Türk Patent ve Marka Kurumunu,
f) Kurul: Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı bünyesinde yer alan
Kurulu,
g) Marka vekili: Marka, tasarım ve coğrafi işaret ile geleneksel ürün adlarına ilişkin
konularda, hak sahiplerini Kurum nezdinde temsil eden kişileri,
ğ) Paris Sözleşmesi: 8/8/1975 tarihli ve 7/10464 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
onaylanan Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair
20/3/1883 tarihli Sözleşmeyi ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından usulüne göre yürürlüğe
konulmuş bu Sözleşme ile ilgili değişiklikleri,
h) Patent vekili: Patent, faydalı model ve tasarım haklarına ilişkin konularda, hak
sahiplerini Kurum nezdinde temsil eden kişileri,
ı) Sınai mülkiyet hakkı: Markayı, coğrafi işareti, tasarımı, patent ve faydalı modeli,
i) Sicil: Sınai mülkiyet hakları ile geleneksel ürün adlarına ilişkin bilgilerin yer aldığı
kayıt ortamını,
j) Ücret: Bu Kanun kapsamında yer alan hizmetlere ilişkin olarak ilgili mevzuat
hükümlerine göre Kurum tarafından belirlenen varsa vergi ve harç dâhil ücreti,
ifade eder.
Korumadan yararlanacak kişiler
MADDE 3- (1) Bu Kanunla sağlanan korumadan;
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları,
b) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette
bulunan gerçek veya tüzel kişiler,
c) Paris Sözleşmesi veya 15/4/1994 tarihli Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması
hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler,
ç) Karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet
hakkı koruması sağlayan devletlerin uyruğundaki kişiler,
yararlanır.
BİRİNCİ KİTAP
Marka
BİRİNCİ KISIM
Marka Hakkı ve Kapsamı
Marka olabilecek işaretler
Madde 4- (1) Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin
mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan
korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde
gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve
malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.
12565
Marka tescilinde mutlak ret nedenleri
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten
veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin
diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren
işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha
önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer
işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret
grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas
unsur olarak içeren işaretler.
e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir
sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini
münhasıran içeren işaretler.
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak
işaretler.
g) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.
ğ) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak
kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile
yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren
işaretler.
h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.
ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.
i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler
bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın
(b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
(3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat
ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre
reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Marka tescilinde nispi ret nedenleri
MADDE 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte
başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı
ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk
tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru
reddedilir.
12566
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe
dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için
yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret
sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine,
marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile
aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından
itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın,
Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın
itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da
benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla,
başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın
önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,
fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin
itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin
sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya
benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak
sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren
iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri
içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın
kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları
Madde 7- (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin,
izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya
hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya
hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli
marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin
kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka
ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın
itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini
zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
12567
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra
hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu
amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif
edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı
olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde
alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi
itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra
gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek
fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen
iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde,
markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine,
coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda
bulunulması.
c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin
kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.
Markanın başvuru eserlerinde yer alması
MADDE 8- (1) Tescilli bir markanın, basılı olarak veya elektronik ortamda sunulan
sözlük, ansiklopedi ya da başka bir başvuru eserinde, tescilli olduğu belirtilmeden jenerik ad
izlenimi verecek şekilde yayımlanması durumunda, marka sahibinin talebine bağlı olarak
yayımcı, elektronik ortamda sunulan eserlerde derhâl, basılı eserlerde ise yayımın talebi takip
eden ilk baskısında markanın tescilli olduğunu belirtmek suretiyle yanlışlığı düzeltir ya da
markayı eserden kaldırır.
Markanın kullanılması
Madde 9- (1) Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil
edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde
kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.
(2) Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir:
a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.
b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.
(3) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım
olarak kabul edilir.
12568
Ticari vekil veya temsilci adına tescilli markaya ilişkin talepler
Madde 10- (1) Marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek
kadar benzerinin ticari vekil ya da temsilci adına tescilinin yapılması hâlinde, ticari vekil veya
temsilcinin haklı bir sebebi yoksa marka sahibi mahkemeden, markasının kullanımının
yasaklanmasını talep edebileceği gibi söz konusu tescilin kendisine devredilmesini de talep
edebilir.
İKİNCİ KISIM
Başvuru ve İtiraz
BİRİNCİ BÖLÜM
Başvuru, Rüçhan Hakkı ve İnceleme
Başvuru şartları, sınıflandırma ve bölünme
Madde 11- (1) Marka başvurusu;
a) Başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri içeren başvuru formunu,
b) Marka örneğini,
c) Başvuruya konu mal veya hizmetlerin listesini,
ç) Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,
d) Başvuru, ortak marka veya garanti markası için yapılmışsa 32 nci madde kapsamında
düzenlenmiş teknik şartnameyi,
e) Rüçhan hakkı talebi varsa rüçhan hakkı talep ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,
f) Marka örneğinde Latin alfabesi dışında harf veya harfler kullanılmışsa bunların Latin
alfabesindeki karşılığını,
kapsar.
(2) Her başvuruyla sadece bir markanın tescili talep edilebilir.
(3) Başvuruya konu mal veya hizmetler 12/7/1995 tarihli ve 95/7094 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Markaların Tescili Amacıyla Mal ve Hizmetlerin
Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Nis Anlaşmasına göre sınıflandırılır. Kurum, başvuruda
yer alan mal veya hizmetlerin ait olduğu sınıflarda ve sınıf numaraları üzerinde gerekli
düzeltmeleri yapabilir.
(4) Mal veya hizmetlerin aynı sınıflarda yer almaları benzer olduklarına, farklı sınıflarda
yer almaları da benzer olmadıklarına karine teşkil etmez.
(5) Marka başvurusu, başvuru sahibinin talebi üzerine, tescil edilene kadar, başvuru
kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından iki ya da daha fazla başvuruya bölünebilir.
(6) Marka başvurusunda yer alan içerikte, marka örneğinde veya mal ya da hizmet
listesinde değişiklikleri kapsamayan imla hataları ve açık maddi hatalar başvuru sahibinin talebi
üzerine düzeltilir.
(7) Başvuru, sınıflandırma ve bölünmeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
12569
Rüçhan hakkı ve etkisi
MADDE 12- (1) Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf
devletlerden birinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda olmamakla birlikte
bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari müessesesi bulunan gerçek ya da tüzel
kişiler veya bunların halefleri, bu devletlerin herhangi birinde yetkili mercilere markanın tescili
için usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren altı aylık süre içinde, Paris
Sözleşmesi hükümleri kapsamında aynı marka ve aynı mal veya hizmetler için Türkiye’de
başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır. Bu süre içinde kullanılmayan rüçhan
hakları düşer. Rüçhan hakkından yararlanılabilmesi için ilk başvuru yapılan devletin yetkili
makamından rüçhan hakkı belgesi alınması şarttır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen gerçek veya tüzel kişiler ya da bunların halefleri, Paris
Sözleşmesi ve Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf olmayan herhangi bir devlette
yaptıkları usulüne uygun marka başvurusuna dayanarak birinci fıkrada belirtilen esaslar
çerçevesinde rüçhan hakkından yararlanır.
(3) Başvuruya konu markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri Türkiye’de açılan ulusal
ya da uluslararası sergilerde ya da Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş
Anlaşmasına taraf devletlerde açılan resmî ya da resmî olarak tanınan uluslararası sergilerde
markayla birlikte teşhir eden ve markanın tasdikli örneğini ibraz eden 3 üncü maddede belirtilen
gerçek veya tüzel kişiler, teşhir tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye’de aynı markanın tescili
için başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır.
(4) Başvuruda belirtilen markanın kullanılacağı mal veya hizmetler, sergide görünür
şekilde, resmî açılış tarihinden önce markayla birlikte teşhir edilmişse rüçhan hakkı süresi,
malların sergiye konulduğu veya hizmetin teşhir edildiği tarihten itibaren başlar.
(5) Herhangi bir sergide teşhir edilmiş mal veya hizmetler bakımından birden çok başvuru
yapılmışsa, bu mal veya hizmetleri ilk teşhir eden kişi, aynı zamanda teşhir edilmesi hâlinde ise
ilk başvuruda bulunan kişi rüçhan hakkından yararlanır.
(6) Rüçhan hakkına dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu
tarihten sonra üçüncü kişiler tarafından yapılan ve rüçhan hakkına konu olan marka ile aynı veya
ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ve aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetleri kapsayan
başvurular reddedilir.
Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü
MADDE 13- (1) Başvuru sahibi, yararlanmak istediği rüçhan hakkını başvuruyla birlikte
talep ücretini ödeyerek belirtir. Başvuru sahibi, rüçhan hakkı belgesini başvuru tarihinden itibaren
üç ay içinde vermediği takdirde rüçhan hakkı talebi yapılmamış sayılır.
(2) Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları, 12 nci maddede belirtilen tarihler itibarıyla
doğar.
(3) Marka başvurusu için birden fazla rüçhan hakkı talep edilmesi durumunda rüçhan
hakkı, geçerli olan ilk rüçhan tarihi itibarıyla başlar.
(4) Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
12570
Madrid Protokolü kapsamında yapılan uluslararası marka başvuruları
Madde 14- (1) 5/8/1997 tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız
kararlaştırılan Markaların Uluslararası Tescili Konusundaki Madrid Sözleşmesi ile İlgili Protokol
kapsamında yapılan bir uluslararası başvuru, Kuruma doğrudan yapılan bir başvuruyla aynı
sonuçları doğurur. Bu başvuru, uluslararası başvuru tarihinin ilk saat ve dakikasında yapılmış
sayılır. Aynı tarihli birden çok uluslararası başvurunun bulunması hâlinde uluslararası tescil
numarası küçük olan başvuru önce yapılmış sayılır.
(2) Uluslararası başvuru, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden sonraki tarihte yapılmış
olan ancak kendisinden daha önceki tarihte Kuruma sunulmuş marka başvurusu veya tescilli
marka nedeniyle reddedilemez. Sonraki tarihli marka başvurusu, önceki tarihli uluslararası marka
başvurusu dikkate alınarak 16 ncı maddenin birinci fıkrası hükmüne göre yeniden değerlendirilir.
(3) Madrid Protokolü kapsamında Kurum tarafından yapılan işlemler için alınan ücretler
tebliğle belirlenir.
Şeklî inceleme, şeklî eksikliklerin giderilmesi ve başvuru tarihi
MADDE 15- (1) Kurum, başvurunun 3 üncü ve 11 inci maddelere uygunluğunu şeklî
bakımdan inceler. Şeklî eksiklik bulunmadığına karar verilmesi hâlinde başvuru, başvurunun
alındığı tarih, saat ve dakika itibarıyla kesinleşir. Şeklî eksiklik bulunması hâlinde başvuru
sahibine eksikliği gidermesi için iki ay süre verilir.
(2) 11 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerine ilişkin eksiklik
bulunması hâlinde başvuru tarihi eksikliğin giderildiği tarih, saat ve dakika itibarıyla kesinleşir.
11 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentlerine ilişkin eksiklikler başvuru tarihinin
kesinleşmesini etkilemez.
(3) Süresi içinde eksiklikleri giderilmeyen başvuru işlemden kaldırılır. Ancak başvurunun
birden fazla sınıfı kapsayan mal veya hizmetler için yapılmış olması ve sınıflara ilişkin ücret
eksikliğinin süresinde giderilmemesi hâlinde başvuru, ödenen ücretin kapsadığı sınıf veya sınıflar
açısından incelenir. 11 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca rüçhan hakkına ilişkin
eksikliklerin giderilmemesi, rüçhan hakkının kaybı sonucunu doğurur.
(4) 3 üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel kişilerin başvurusu reddedilir.
Başvurunun mutlak ret nedenleri açısından incelenmesi ve yayımlanması
MADDE 16- (1) Kurum, başvurunun şeklî yönden eksikliği bulunmadığına karar verirse
5 inci madde kapsamında başvuruyu inceler. İnceleme sonucunda, başvurunun, başvuru
kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna
varılırsa başvuru bu mal veya hizmetler bakımından reddedilir.
(2) Başvuru şartları eksiksiz şekilde yerine getirilmiş ve 15 inci madde ile bu maddenin
birinci fıkrası hükümlerine göre reddedilmemiş başvuru Bültende yayımlanır.
(3) Başvurunun, 15 inci madde ile bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre
reddedilmesine yayımdan sonra karar verilmesi hâlinde bu karar da Bültende ayrıca yayımlanır.
12571
İKİNCİ BÖLÜM
Üçüncü Kişilerin Görüşleri, İtirazlar ve İtirazların İncelenmesi
Üçüncü kişilerin görüşleri
MADDE 17- (1) Marka başvurusunun yayımlanmasından sonra herkes, marka
başvurusunun 5 inci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hariç diğer bentleri kapsamında tescil
edilemeyeceğini belirten yazılı ve gerekçeli görüşlerini markanın tesciline kadar Kuruma
sunabilir. Ancak bu kişiler, Kurum nezdinde işlemlere taraf olamaz.
(2) Kurum, görüşleri değerlendirir ve görüşlerin yerinde olduğuna kanaat getirirse marka
başvurusunu kısmen veya tamamen reddeder.
Yayıma itiraz
MADDE 18- (1) Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun, 5 inci veya 6 ncı
maddelere göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka
başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılır.
(2) İtiraz, yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin birinci fıkrada
belirtilen süre içinde sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır. İtirazın incelenmesi için
itiraz süresi içinde ücretin ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin ödendiğine ilişkin bilginin
Kuruma sunulması zorunludur.
Yayıma itirazın incelenmesi
MADDE 19- (1) Kurum, başvuru sahibinden itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde
bildirmesini ister. Kurum gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını
isteyebilir. Görüşlerin veya istenilen ek bilgi ve belgelerin süresinde Kuruma sunulmaması
hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.
(2) 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi
markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır
tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun
başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına
dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta
olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz
gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için
kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas
alınarak incelenir.
(3) İnceleme neticesinde markanın, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı
ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna varılırsa, başvuru bu mal veya hizmetler
bakımından reddedilir. Aksi hâlde itirazın reddine karar verilir.
(4) Kurum gerekli görmesi hâlinde tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir. Uzlaşma ile ilgili
hususlarda 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
hükümleri uygulanır.
(5) Yayıma itiraza ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
12572
Karara itiraz
MADDE 20- (1) Kurum tarafından bu Kitap kapsamında alınan kararlardan zarar gören
taraflar, kararlara karşı Kurum nezdinde itiraz edebilir.
(2) İtiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak
Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin bu süre içinde sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış
sayılır. İtirazın incelenmesi için itiraz süresi içinde ücretin ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin
ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması zorunludur. İtiraz süresinden sonra itiraz
gerekçeleri değiştirilemez ve yeni gerekçeler eklenemez.
Karara itirazların incelenmesi
Madde 21- (1) Şeklî eksiklik içermeyen itirazlar, Kurul tarafından incelenir.
(2) Kurul, taraflardan itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde bildirmelerini ister. Kurum
gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını isteyebilir. İstenilen ek bilgi ve
belgelerin veya görüşlerin süresinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve belgeler
kapsamında değerlendirilir.
(3) Kurul, 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı yapılan
itirazlarda, gerekli görürse, tarafları 19 uncu maddenin dördüncü fıkrasına göre uzlaşmaya teşvik
edebilir.
(4) Kurul, itiraz hakkında yapacağı inceleme ve değerlendirme sonucunda Kurumun nihai
kararını verir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Tescil, Koruma Süresi ve Yenileme
Tescil
MADDE 22- (1) Başvurusu eksiksiz yapılmış veya eksiklikleri giderilmiş, 16 ncı madde
uyarınca incelenmiş, yayımlanmış, hakkında itiraz yapılmamış veya yapılan itirazların tümü nihai
olarak reddedilmiş ve tescil ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi de dâhil olmak üzere eksik evrakı,
süresi içinde Kuruma sunularak bütün aşamaları tamamlanmış bir başvuru tescil edilerek sicile
kaydedilir ve Bültende yayımlanır. Markanın tescil edilmesine ilişkin ücretin ödenmemesi ve
ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması hâlinde başvuru işlemden kaldırılır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen aşamalardan herhangi biri tamamlanmadan tescil edilen
marka, tescilli marka olarak kabul edilmez, başvuru işlemleri tamamlanmayan aşamadan devam
ettirilir ve bu durum Bültende yayımlanır. Bu başvuruların tekrar tesciline karar verilirse daha
önce ödenen tescil ücreti tekrar talep edilmez. Ancak tescil tarihinden itibaren iki yıl geçmiş
olması hâlinde, markanın tescil durumu tamamlanmayan aşamadan etkilenmez.
(3) Sicil alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla sicil örneği verilir.
(4) Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Koruma süresi ve yenileme
MADDE 23- (1) Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır.
Bu süre, onar yıllık dönemler hâlinde yenilenir.
12573
(2) Yenileme talebinin marka sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği tarihten
önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin
Kuruma sunulması gerekir. Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin
ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona
erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da yapılabilir.
(3) Marka, tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin bir kısmı için de yenilenebilir.
(4) Ortak markanın yenilenmesi için gruba dâhil işletmelerden birinin talebi yeterlidir.
(5) Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm
ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Lisans
Lisans
MADDE 24- (1) Marka hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı
için lisans sözleşmesine konu olabilir.
(2) Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir. Sözleşmede
aksi kararlaştırılmamışsa lisans, inhisari değildir. İnhisari olmayan lisans sözleşmelerinde lisans
veren markayı kendi kullanabileceği gibi üçüncü kişilere de başka lisanslar verebilir. İnhisari
lisans sözleşmelerinde lisans veren, başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça
kendisi de markayı kullanamaz.
(3) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını
üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.
(4) Lisans veren, lisans alan tarafından üretilecek malın veya sunulacak hizmetlerin
kalitesini garanti altına alacak önlemleri alır. Lisans alan, lisans sözleşmesinde yer alan şartlara
uymak zorundadır. Aksi takdirde marka sahibi, tescilli markadan doğan haklarını lisans alana
karşı ileri sürebilir.
BEŞİNCİ KISIM
Hakkın Sona Ermesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Hükümsüzlük ve İptal
Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi
Madde 25- (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde
mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları
markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere
veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf
gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak
tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından
hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
12574
(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin
bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka
örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.
(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği
hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili
kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.
(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu
maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş
yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru
veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu
başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine
getirildiğini ispatlar.
İptal hâlleri ve iptal talebi
Madde 26- (1) Aşağıdaki hâllerde talep üzerine Kurum tarafından markanın iptaline karar
verilir:
a) 9 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hâllerin mevcut olması.
b) Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak
markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelmesi.
c) Marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım
sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi
kaynağı konusunda halkı yanıltması.
ç) 32 nci maddeye aykırı kullanımın olması.
(2) İlgili kişiler, Kurumdan markanın iptalini isteyebilir.
(3) Marka iptal talepleri, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya
hukuki haleflerine karşı ileri sürülür.
(4) Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih
arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde,
birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı
düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde
gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz.
(5) İptal hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa,
sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi iptale karar verilir. Marka örneğini değiştirecek
biçimde iptal kararı verilemez.
(6) İptal incelemesi sırasında hak sahibinin değişmesi hâlinde, sicilde hak sahibi olarak
görünen kişiye karşı işlemlere devam edilir.
(7) İptal talepleri, iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir. Marka sahibi bir ay içinde
talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını Kuruma sunar. Söz konusu bir aylık süre içinde talep
edilmesi hâlinde Kurum bir aya kadar ek süre verir. Kurum gerekli gördüğü takdirde ek bilgi ve
belge sunulmasını isteyebilir. Kurum, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya
üzerinden kararını verir.
12575
Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi
Madde 27- (1) 25 inci madde gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi
hâlinde bu karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan
koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) 26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu karar, iptal
talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Ancak talep üzerine, iptal hâllerinin daha
önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar
verilebilir.
(3) Marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli olarak hareket etmesi nedeniyle zarar
görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlük ve ikinci fıkranın ikinci
cümlesinde düzenlenmiş olan iptal kararının geriye dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Karardan önce, markanın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle açılan davada verilen
kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
b) Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler.
(4) Üçüncü fıkranın (b) bendi kapsamındaki sözleşmeler uyarınca ödenmiş bedelin,
hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi istenebilir.
(5) Markanın hükümsüzlüğüne veya iptaline ilişkin kesinleşmiş kararlar, herkese karşı
hüküm doğurur.
(6) Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme, bu kararı Kuruma resen
gönderir.
(7) Hükümsüzlük veya iptal kararının kesinleşmesinden sonra marka sicilden terkin edilir
ve durum Bültende yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Diğer Sona Erme Hâlleri ve Sonuçları
Sona erme ve sonuçları
Madde 28- (1) Aşağıdaki hâllerde marka hakkı sona erer:
a) Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde yenilenmemesi.
b) Marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi.
(2) Marka hakkının sona ermesi, sona erme sebebinin gerçekleşmiş olduğu andan itibaren
hüküm ifade eder.
(3) Marka sahibi, markanın tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin tamamından veya
bir kısmından vazgeçebilir. Vazgeçme yazılı olarak Kuruma bildirilir ve vazgeçme nedeniyle
marka hakkının sona erdiği Bültende yayımlanır. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm
doğurur.
(4) Sicile kaydedilmiş hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça marka sahibi marka
hakkından vazgeçemez. Marka üzerinde, üçüncü kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmiş ve bu
hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni olmadıkça, markadan doğan
haklardan vazgeçilemez.
(5) Marka başvurusu, markanın tescil edilmesinden önce, başvuru sahibi tarafından geri
çekilebilir. Marka hakkından vazgeçmeye ilişkin hükümler marka başvurusunun geri çekilmesi
hakkında da uygulanır.
12576
ALTINCI KISIM
Marka Hakkına Tecavüz
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller
Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde
kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini
kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit
edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri
satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç
etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride
bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu
hakları üçüncü kişilere devretmek.
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri
sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas
alınır.
Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler
Madde 30- (1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek
mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla
satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin
güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan
kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya
rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne
kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde
ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın
Türkiye’de tescilli olması şarttır.
(6) Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
(7) Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya
satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya
çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya
hükmolunmaz.
12577
YEDİNCİ KISIM
Garanti Markası ve Ortak Marka
Garanti markası ve ortak marka
MADDE 31- (1) Garanti markası, marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme
tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşelerini ve kalitesini
garanti etmeye yarayan işarettir.
(2) Garanti markasının, marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı olan
işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılması yasaktır.
(3) Ortak marka, üretim veya ticaret ya da hizmet işletmelerinden oluşan bir grup
tarafından kullanılan işarettir.
(4) Ortak marka, gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya
hizmetlerinden ayırt etmeye yarar.
Garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesi
Madde 32- (1) Garanti markası veya ortak markanın tescili için markanın kullanımına
ilişkin usul ve esasları gösteren teknik şartnamenin başvuruyla birlikte sunulması zorunludur.
(2) Garanti markası teknik şartnamesi; markanın garanti ettiği mal veya hizmetlerin ortak
özelliklerini, markanın kullanılma usullerini, markayı kullanım hakkının verilmesinden sonra
denetimlerin nasıl ve hangi sıklıkta yapılacağı ile teknik şartnameye aykırı kullanma hâlinde
uygulanacak müeyyideleri belirler.
(3) Ortak marka teknik şartnamesi; ortak markayı kullanmaya yetkili işletmeler ile bu
işletmelerin oluşturdukları topluluğa üyelik şartlarını, markanın kullanım şartları ve varsa
müeyyideleri belirler. Ortak markanın tescili ve ortak marka hakkından vazgeçilmesi için gruba
dâhil işletmelerin tümü birlikte hareket eder.
(4) Ortak markayı kullanmaya yetkili olan gruba dâhil işletmeler tek başına dava açmaya
yetkilidir.
(5) Teknik şartnamede yapılacak değişiklikler, Kurum tarafından onaylanmadıkça
uygulanamaz.
(6) Teknik şartname, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen şartları içermediği ya da kamu
düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu takdirde, teknik şartnamede gerekli değişikliklerin
yapılması, Kurum tarafından marka sahibine bildirilir. Marka sahibinin bildirim tarihinden
itibaren altı ay içinde gerekli değişiklikleri yapmaması ve teknik şartnameyi düzeltmemesi
hâlinde garanti markası veya ortak markanın tescil talebi reddedilir.
(7) Marka sahibinin, garanti markası veya ortak markanın devamlılık arz eder biçimde
teknik şartnameye aykırı olarak kullanılmasını engellemek için gerekli önlemleri almaması
sebebiyle ilgili kişilerin, Cumhuriyet savcısının veya ilgili kamu kurum ve kuruluşunun başvurusu
üzerine tanınan süre içinde söz konusu aykırı kullanımın düzeltilmemesi hâlinde, markanın
iptaline karar verilir.
(8) Teknik şartnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
12578
İKİNCİ KİTAP
Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı
BİRİNCİ KISIM
Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Hakkı
Koruma kapsamındaki ürünler
MADDE 33- (1) Doğal ve beşerî unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden,
el sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden bu Kitapta yer alan şartlara uygun olanlar, tescil
edilmesi şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanır.
Menşe adı, mahreç işareti ve geleneksel ürün adı
MADDE 34- (1) Coğrafi işaret; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri
bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren
işarettir. Coğrafi işaretler, aşağıda belirtilen özelliklerine göre menşe adı ya da mahreç işareti
olarak tescil edilir:
a) Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda ülkeden
kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi alana özgü doğal ve beşerî unsurlardan alan,
üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tümü bu coğrafi alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri
tanımlayan adlar menşe adıdır.
b) Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir
niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi
ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri
tanımlayan adlar mahreç işaretidir.
(2) Coğrafi bir yer adı içermese dahi birinci fıkrada yer alan şartları taşıyan bir ürünü
belirtmek için geleneksel olarak kullanılan, günlük dilde yerleşmiş ve coğrafi bir yer adı
içermeyen adlar da menşe adı veya mahreç işareti olabilir.
(3) Menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen ve ilgili piyasada bir ürünü tarif
etmek için geleneksel olarak en az otuz yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanan adlar, aşağıdaki
şartlardan en az birini sağlaması hâlinde geleneksel ürün adı olarak tanımlanır:
a) Geleneksel üretim veya işleme yöntemi yahut geleneksel bileşimden kaynaklanması.
b) Geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmiş olması.
Tescil edilmeyecek adlar
MADDE 35- (1) Aşağıda sayılanlar coğrafi işaret olarak tescil edilmez:
a) 34 üncü madde kapsamına girmeyen adlar.
b) Ürünlerin öz adı olmuş adlar.
c) Ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri,
hayvan ırkları veya benzeri adlar.
ç) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı adlar.
d) 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan kişiler tarafından başvurusu yapılmış
olmasına rağmen kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan adlar.
e) Tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya kısmen eş sesli
olan ve tüketiciyi yanıltabilecek adlar.
12579
(2) Aşağıda sayılanlar geleneksel ürün adı olarak tescil edilmez:
a) 34 üncü maddede yer alan geleneksel ürün adına ilişkin şartları taşımayan adlar.
b) Ürünün genel özelliğini ifade eden adlar.
c) Ürünün niteliği konusunda halkı yanıltabilecek adlar.
ç) Kamu düzeni veya genel ahlaka aykırı adlar.
d) 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan kişiler tarafından başvurusu yapılmış
olmasına rağmen kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan adlar.
İKİNCİ KISIM
Başvuru ve İtirazlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Başvurusu
Başvuru hakkı
MADDE 36- (1) Aşağıda sayılanlar coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı tescil
başvurusunda bulunma hakkına sahiptir:
a) Üretici grupları.
b) Ürün veya ürünün kaynaklandığı coğrafi alanla ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları.
c) Ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan veya üyelerinin ekonomik çıkarlarını
korumaya yetkili dernekler, vakıflar ve kooperatifler.
ç) Ürünün tek bir üreticisi varsa, bu durumu ispat etmesi şartıyla ilgili üretici.
(2) Bu Kitap kapsamında üretici; tarım ürünlerini, gıda maddelerini, madenleri, el
sanatları ve sanayi ürünlerini üreten veya işleyen yahut tedarik zincirinde yer alarak ürünün
tescile konu özelliklerini etkileyen bir işlem yapan kişiyi; üretici grupları ise kanuni oluşumuna
veya bileşimine bakılmaksızın aynı ürünün üreticilerinden oluşan birliği ifade eder.
Başvuru şartları
MADDE 37- (1) Coğrafi işaret başvurusu aşağıda belirtilen unsurları içerir:
a) Başvuru yapanın kimliğine ve 36 ncı maddede belirtilen başvuru hakkına sahip
olanlardan hangisine dâhil olduğuna ilişkin bilgileri de içeren başvuru formu.
b) Başvuru yapan gerçek veya tüzel kişinin ürünün tek üreticisi olması hâlinde, bu hususu
ispatlayan bilgi ve belgeler.
c) Tescili istenen coğrafi işaretin adı, menşe adı veya mahreç işaretinden hangisine uygun
olduğuna ve ürün grubuna ilişkin bilgi ile coğrafi işaret tanımına uygunluğunu kanıtlayan bilgi ve
belgeler.
ç) Ürünün tanımı, ürünün ve gerekiyorsa hammaddesinin fiziksel, kimyasal,
mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerini açıklayan teknik bilgi ve belgeler.
d) Coğrafi alanın sınırlarını açıkça tanımlayan ve belirleyen bilgi ve belgeler.
e) Üretim metoduna ve varsa söz konusu ürüne özelliğini veren yerel üretim teknikleri ile
usul ve adetlere ilişkin bilgi ve belgeler.
12580
f) Coğrafi işaret tanımı kapsamında coğrafi işaret tesciline konu olan ürünün niteliğinin,
ününün veya diğer özelliklerinin söz konusu coğrafi alan ile bağlantısını kanıtlayan bilgi ve
belgeler.
g) Ürünün söz konusu coğrafi alandaki tarihsel geçmişine ilişkin bilgi ve belgeler.
ğ) 49 uncu madde hükümlerine uygun olarak denetim biçimini ayrıntılı olarak açıklayan
bilgi ve belgeler.
h) Coğrafi işaretin kullanım biçimi ve varsa etiketleme ve ambalajlama usullerini
açıklayan bilgiler.
ı) Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.
(2) Geleneksel ürün adı başvurusu aşağıda belirtilen unsurları içerir:
a) Başvuru yapanın kimliğine ve 36 ncı maddede belirtilen başvuru hakkına sahip
olanlardan hangisine dâhil olduğuna ilişkin bilgileri içeren başvuru formu.
b) Tescili istenen geleneksel ürün adına ve ürün grubuna ilişkin bilgi ile 34 üncü maddede
yer alan tanıma uygun olduğunu kanıtlayan bilgi ve belgeler.
c) Ürünün tanımı, ürünün ve gerekiyorsa hammaddesinin fiziksel, kimyasal,
mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerini açıklayan teknik bilgi ve belgeler.
ç) Ürün içeriğinde yer alan hammadde ve diğer bileşenlerin özellikleriyle birlikte ürün
karakteristiğine işaret eden ürün hazırlama tekniklerinin de açıklandığı üretim metodu tanımı.
d) 49 uncu madde hükümlerine uygun olarak denetim biçimini ayrıntılı olarak açıklayan
bilgi ve belgeler.
e) Geleneksel ürün adının kullanım biçimini ve varsa etiketleme ve ambalajlama
usullerini açıklayan bilgi ve belgeler.
f) Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.
(3) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı başvurularına ilişkin diğer usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
Başvurunun incelenmesi ve yayımı
MADDE 38- (1) Kurum, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurularını 33 ila 37
nci ve 39 uncu maddelere göre inceler.
(2) Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgilerin başvuru formunda bulunmaması hâlinde
başvuru yapılmamış sayılır. Başvurunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karar Kurumun nihai
kararı olup, 40 ıncı madde kapsamında itiraza konu olamaz.
(3) Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgiler hariç olmak üzere başvuruda 37 nci
maddede yer alan şartların yerine getirilmediğinin tespit edilmesi hâlinde, Kurum bu eksikliklerin
giderilmesini ister. Eksik bilgi ve belgelerin süresi içinde gönderilmemesi veya gönderilen bilgi
ve belgelerin şartları karşılamaması hâlinde başvuru reddedilir. Talep edilmesi hâlinde,
eksikliklerin giderilmesi için iki defayı geçmemek üzere ek süre verilir.
(4) Kurum, teknik bilgilerin değerlendirilmesi amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlardan
görüş talep edebilir. Görüş için ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından ücret talep edilmesi hâlinde
söz konusu ücret Kurum tarafından ödenir.
(5) Bu madde kapsamında incelenerek uygun bulunan başvurular Bültende yayımlanır.
(6) Başvurunun incelenmesi ve yayımına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
12581
Yabancı ülke kaynaklı başvurular
MADDE 39- (1) Uluslararası anlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı ülke
kaynaklı coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurularına bu Kanun hükümlerinin
uygulanması için 37 nci maddede belirtilen şartlara ek olarak aşağıdaki şartlar ayrıca aranır:
a) Başvuruya konu coğrafi işaret veya geleneksel ürün adının kaynak ülke ya da dâhil
olduğu uluslararası topluluk tarafından korunuyor olması.
b) 49 uncu maddede belirtilen denetim şartlarının kaynak ülkede sağlanmış olması.
c) Kaynak ülkenin, Türkiye’den yapılacak coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı tescil
başvurularına eşit koruma sağlaması.
(2) Yabancı ülke kaynaklı coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu Türkiye’de
korunan coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı ile aynı ise inceleme, bölgesel ve geleneksel
kullanım ile benzer adların tüketici tarafından birbiriyle karıştırılması riski göz önüne alınarak
yapılır. Bu gibi coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün adlarının kullanımına, sadece üretildiği
kaynak ülkenin açık ve görülebilir şekilde etikette belirtilmesi hâlinde izin verilir.
İKİNCİ BÖLÜM
İtiraz ve İtirazın İncelenmesi
İtiraz ve itirazın incelenmesi
MADDE 40- (1) Başvuru yapan, 38 inci madde çerçevesinde reddedilen başvuruyla ilgili
olarak kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak Kuruma itiraz
edebilir.
(2) Tescil talebinin 33 ila 37 nci ve 39 uncu maddelere uygun olmadığı iddiasıyla üçüncü
kişiler veya 48 inci madde kapsamında önceki tarihli herhangi bir hak sahibi tarafından,
başvurunun Bültende yayımlandığı tarihten itibaren üç ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak itirazda
bulunulabilir. Başvuru yapana itiraz yapıldığına ilişkin bilgi verilerek görüşü istenir.
(3) İtiraza ilişkin ücretin, itiraz süresi içinde ödenmesi ve ödendiğine ilişkin bilginin aynı
süre içinde Kuruma sunulması zorunludur. Aksi takdirde itiraz yapılmamış sayılır. Kamu kurum
ve kuruluşlarınca yapılan itirazlardan ücret alınmaz.
(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca yapılan itirazlar yönetmelikle belirlenen esaslar
çerçevesinde Kurul tarafından incelenir. Kurul itirazda ileri sürülen hususların değerlendirilmesi
için ilgili kurum veya kuruluşlardan görüş talep edebilir. Görüş için ilgili kurum ve kuruluşlar
tarafından ücret talep edilmesi hâlinde söz konusu ücret itiraz eden tarafından ödenir.
(5) Kurum gerekli görmesi hâlinde tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir. Uzlaşma ile ilgili
hususlarda 6325 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
(6) İtirazın incelenmesi sonucunda başvurunun biçim veya kapsamında değişiklik
yapılması hâlinde başvurunun son hâli, değişikliğe uğrayan kısım ayrıca belirtilmek suretiyle
Bültende yayımlanır. Bu yayıma itiraz edilemez.
(7) İtiraz üzerine başvurunun reddedilmesi hâlinde karar Bültende yayımlanır.
12582
ÜÇÜNCÜ KISIM
Tescil ve Değişiklik Talepleri
Tescil
MADDE 41- (1) Bültende yayımlandığı tarihten itibaren üç ay içinde hakkında herhangi
bir itiraz yapılmamış, yapılan itirazlar nihai olarak reddedilmiş veya itirazların değerlendirilmesi
sonucunda değişikliğe uğramış başvuru, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde tescil ücretinin
ödenmesi ve ödendiğine ilişkin bilginin aynı süre içinde Kuruma sunulması şartıyla tescil edilir,
sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
(2) Sicil alenidir. Talep edilmesi hâlinde sicil örneği verilir.
(3) Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Değişiklik talepleri
MADDE 42- (1) Tescil edilen coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının tescile konu
özelliklerinde değişiklik olması hâlinde değişiklik talebi, ücretinin ödenmesi şartıyla menfaati
bulunanlar tarafından yapılabilir.
(2) Değişiklik talebi, 38 inci madde kapsamında incelenir ve uygun bulunan değişiklikler
Bültende yayımlanır. Değişikliğe, yayım tarihinden itibaren üç ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak
itiraz edilebilir. Bu itirazlar, 40 ıncı maddeye göre incelenir. İtiraz olmaması veya inceleme
sonucunda itirazın reddedilmesi hâlinde değişiklikler Bültende yayımlanır ve yayımı tarihi
itibarıyla kesinleşir. Değişiklikler, ilgililer tarafından yayım tarihinden itibaren en geç bir yıl
içinde uygulanır.
(3) Değişiklik taleplerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Başvuru yapan veya tescil ettirenlerde değişiklik
MADDE 43- (1) Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu yapanların veya tescil
ettirenlerin, 36 ncı ve 49 uncu maddelerde belirtilen şartları sağlamadığına mahkeme tarafından
karar verilmesi veya bu durumun Kurum tarafından resen tespiti ya da başvuru yapan veya tescil
ettiren kişiler tarafından değişiklik beyanının Kuruma yazılı olarak bildirilmesi hâlinde bu karar,
tespit ya da beyan Bültende yayımlanır. Yayım tarihinden itibaren üç ay içinde 36 ncı maddedeki
şartları taşıyan ilgililer tarafından başvuru veya tescil kayıtlarında değişiklik talebinde
bulunulabilir. Talep olmaması veya yapılan taleplerin uygun bulunmaması hâlinde coğrafi işaret
veya geleneksel ürün adı hakkı sona erer ve bu durum Bültende yayımlanır. Birden çok talep
olması hâlinde, Kurum, yönetmelikle belirlenen usule uygun olarak en uygun talebi kabul eder.
(2) Başvuru yapan veya tescil ettiren ile 36 ncı ve 49 uncu maddelerde belirtilen şartları
sağlayanın anlaşması hâlinde kayıtlardaki değişiklik talebi, belgelerin sunulması ve ücretinin
ödenmesi şartıyla Kuruma yapılır. Talebin kabul edilmesi hâlinde değişiklik Bültende yayımlanır.
(3) Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu yapan veya tescil ettiren kişilerin
isim, adres, unvan veya nev’inde meydana gelen değişiklikler sicile kaydedilerek Bültende
yayımlanır.
12583
DÖRDÜNCÜ KISIM
Hakkın Kapsamı, Kullanım ve Denetim
Coğrafi işaret korumasının elde edilmesi ve tescilden doğan hakların kapsamı
MADDE 44- (1) Bir ürüne ilişkin coğrafi işaret koruması bu Kanun çerçevesinde tescil
yoluyla elde edilir.
(2) Coğrafi işareti tescil ettiren ile tescil edilmiş coğrafi işaretin kullanım hakkına sahip
kişiler, üçüncü kişilerin;
a) Coğrafi işaret tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı hâlde coğrafi işaretin
ününden yarar sağlayacak şekilde ya da tescil kapsamındaki ürünler veya bunlarla
ilişkilendirilebilecek nitelikteki ürünlerle ilgili olarak coğrafi işaretin veya 46 ncı madde uyarınca
kullanılması öngörülen amblemin ticari amaçlı olarak doğrudan veya dolaylı kullanımının,
b) Ürünün gerçek menşeini veya niteliğini belirten açıklamalar yahut stilinde, tarzında,
tipinde, türünde, yöntemiyle, orada üretildiği biçimde gibi terimler içerse veya başka bir dile
tercüme edilmiş olsa dahi, tescilli coğrafi işaretin, tescil kapsamındaki özelliklerini taşımayan ya
da çağrışım yapacak şekilde benzeri olan ürün üzerindeki yanıltıcı kullanımının veya taklidinin,
c) Tescilli coğrafi işareti üzerinde taşıyan ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtım ve
reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede, ürünün tescil edilmiş doğal veya esas
nitelik ve özellikleri ile menşeine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı herhangi bir açıklama veya
belirtiye yer verilmesinin,
ç) Tescilli coğrafi işarete ait amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımının,
önlenmesini talep etme hakkına sahiptir.
(3) Coğrafi işaret tescilinin sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı tescilin Bültende
yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak başvuru yapan, başvurunun Bültende
yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve coğrafi işaret tescilinin yayımlanmış olması hâlinde
yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle tazminat davası açmaya yetkilidir.
Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak, tescilin Bültende yayımlanmasından
önce karar veremez.
(4) Tescil edilen coğrafi işaretlerin ürünün öz adına dönüşmüş olduğu kabul edilmez.
(5) Coğrafi işaret korumasına konu adın bir kısmı, ürünün öz adından oluşsa bile tescil ile
sağlanan koruma bu öz adları kapsamaz.
(6) Ürünün öz adı, o ürünün ilk üretildiği veya pazarlandığı bölge veya yöreyle ilgili olsa
bile bir ürünün genel adı hâline gelmiş adıdır. Bir adın ürünün öz adına dönüşüp dönüşmediğinin
tespitinde, söz konusu ürünün tüketim alanında halkın bu adı kullanımı ve ilgili diğer kanuni
düzenlemeler göz önünde bulundurulur.
(7) Tescil edilen coğrafi işaret tescil ettirene inhisari hak sağlamaz.
Geleneksel ürün adı korumasının elde edilmesi ve tescilden doğan hakkın kapsamı
MADDE 45- (1) Bir ürüne ilişkin geleneksel ürün adı koruması bu Kanun çerçevesinde
tescil yoluyla elde edilir.
12584
(2) Geleneksel ürün adını tescil ettiren ile tescil edilmiş geleneksel ürün adını kullanım
hakkına sahip kişiler üçüncü kişilerin aşağıda sayılan fiillerinin önlenmesini talep etme hakkına
sahiptir:
a) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı hâlde tescilli ürün
adı için 46 ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemin, ürünün ününden yarar
sağlayacak şekilde kullanımı veya tescil kapsamındaki ürünleri andıran ürünlerle ilgili olarak
ticari amaçlı kullanımı.
b) Tescilli ürün adına ait amblemin tüketiciyi yanıltıcı şekilde kullanımı.
c) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini ve tescilli ürün adı için 46
ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemi taşımadığı hâlde, ürünün iç veya dış
ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede ürünün tescilde
belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi.
(3) Geleneksel ürün adı tescilinin sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı tescilin Bültende
yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak başvuru yapan, başvurunun Bültende
yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve geleneksel ürün adı tescilinin yayımlanmış olması
hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle tazminat davası açmaya yetkilidir.
Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin Bültende yayımlanmasından
önce karar veremez.
(4) Tescil edilen geleneksel ürün adı tescil ettirene inhisari hak sağlamaz.
(5) Bu Kanun kapsamında geleneksel ürün adlarına sağlanan koruma, başta coğrafi
işaretler ve markalar olmak üzere diğer sınai mülkiyet hakları kapsamında kazanılmış haklara
halel getirmez.
Tescilli coğrafi işaretin ve geleneksel ürün adının kullanımı
MADDE 46- (1) Tescilli coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adları sicilde belirtilen
şartlara uygun olan ürünlerin üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösterenler tarafından
kullanılır. Bu kişiler, tescil ettirene, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adına yönelik üretim ve
pazarlama faaliyeti gösterdiklerine dair bildirimde bulunur.
(2) Tescil edilmiş coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının kullanım hakkına sahip
olan kişiler, söz konusu coğrafi işaret veya geleneksel ürün adını, amblem ile birlikte ürün veya
ambalajı üzerinde kullanır. Coğrafi işaretler bakımından amblemin kullanılması zorunludur.
(3) Ürünün niteliği gereği, amblem ile birlikte coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının
ürünün kendisi veya ambalajı üzerinde kullanılamadığı durumlarda, amblem ile tescilli işaret veya
ad, kullanım hakkına sahip olanlar tarafından işletmede kolayca görülecek şekilde bulundurulur.
(4) Geleneksel ürün adının amblemsiz kullanımı bu Kanun hükümlerine tabi değildir.
(5) Tescilli coğrafi işaretin ve geleneksel ürün adının kullanımı ile amblem ve amblemin
kullanımına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
İyiniyetli kullanım
MADDE 47- (1) Gerçek kişi adının veya tüzel kişi unvanının, söz konusu kişiler veya
halefleri tarafından, ticaret sırasında halkı yanıltıcı mahiyette olmayan kullanımları, 44 üncü ve
45 inci maddelerde belirtilen hâllerin ihlali sayılmaz.
12585
Markalarla ilişki
MADDE 48- (1) Coğrafi işaretin tescilinden sonra 44 üncü maddede belirtilen biçimlerde
veya tescile konu coğrafi işaretle ilgili mal veya hizmetler için kullanılmak üzere yapılan marka
başvurusu reddedilir, tescil edilmiş ise dava yoluyla hükümsüz kılınabilir.
(2) Coğrafi işaretle aynı veya benzer bir marka, coğrafi işaretin korunmasından önce
iyiniyetle tescil edilmiş veya bu markanın kullanım hakkı iyiniyetle kazanılmışsa, coğrafi işaretin
hak sahibine verdiği yetkiler, marka başvurusunun tesciline ve iyiniyetli kullanımına zarar
vermez.
(3) Tescilli bir markanın sahip olduğu itibar, ün ve kullanım süresi de göz önünde
bulundurularak bu marka ile aynı veya benzer olması sebebiyle markanın varlığına zarar verici
veya gerçek kaynağı konusunda yanıltıcı olacak nitelikteki adların coğrafi işaret veya geleneksel
ürün adı olarak tesciline, önceki tarihli hak sahibinin itirazı üzerine izin verilmez.
Kullanımın denetimi
MADDE 49- (1) Coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün adlarının kullanımının denetimi;
tescilli coğrafi işaretleri ve geleneksel ürün adlarını taşıyan ürünlerin üretimi, piyasaya arzı veya
dağıtımı aşamalarında veya ürün piyasada iken kullanımının tescilde belirtilen özelliklere
uygunluğunun denetimine ilişkin her türlü faaliyeti kapsar.
(2) Denetim, başvuruda belirtilen ve Kurum tarafından yeterliliği onaylanan denetim
mercii tarafından yerine getirilir. Sicilde yer alan denetim merciinde değişiklik, Kurumun onayı
ile yapılabilir.
(3) Denetim raporları, tescilin Bültende yayımlandığı tarihten itibaren yılda bir Kuruma
sunulur. Ancak şikâyet olması hâlinde, Kurum denetim raporlarının süresinden önce sunulmasını
talep edebilir.
(4) Denetim raporlarının incelenmesi sonucunda eksiklik varsa tescil ettirene bildirilerek
altı ay içinde eksikliğin giderilmesi istenir. Eksikliğin süresi içinde giderilmemesi veya denetim
faaliyetinin usulüne uygun olarak yerine getirilmediğinin tespit edilmesi hâlinde 43 üncü madde
hükmü uygulanır.
(5) Tescil ettiren, denetime ilişkin masrafları denetlenenlerden talep edebilir.
(6) Denetime ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
(7) Bu Kitapta belirtilen denetim, başvuru yapan tarafından oluşturulan denetim merciinin
yaptığı denetimleri kapsamakta olup, 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki
Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile diğer kanunlarda yer alan coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün
adlarının denetimine ilişkin hükümler saklıdır.
BEŞİNCİ KISIM
Hakkın Sona Ermesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Hükümsüzlük
Hükümsüzlük talebi ve hükümsüzlük hâlleri
MADDE 50- (1) Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının hükümsüzlüğü menfaati
olanlar tarafından mahkemeden istenebilir.
12586
(2) Mahkeme;
a) Tescilin 33 üncü, 34 üncü, 35 inci, 37 nci veya 39 uncu maddelerde belirtilen şartlardan
herhangi birine uygun olmaması,
b) Tescilin 36 ncı madde uyarınca başvuru hakkına sahip olanlar tarafından yapılmamış
olması,
c) Denetim işlemlerinin, 49 uncu maddede belirtilen biçimde yerine getirilmemesi,
hâllerinde tescilli coğrafi işaret veya geleneksel ürün adının hükümsüz sayılmasına karar
verir.
(3) Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının hükümsüzlüğüne ilişkin dava, sicilde
tescil ettiren olarak kayıtlı kişiye karşı açılır. Bu davalarda Kurum taraf gösterilmez.
Hükümsüzlüğün etkisi
MADDE 51- (1) Mahkeme tarafından coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının
hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, tescil edilen coğrafi işarete ve geleneksel ürün adına bu
Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının kullanım hakkı sahiplerinin kötüniyetli
hareket etmesinden zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, coğrafi işaretin veya
geleneksel ürün adının hükümsüzlüğü kararının geriye dönük etkisi aşağıdaki durumları
etkilemez:
a) Karardan önce tescilin sağladığı haklara tecavüz sebebiyle verilen kesinleşmiş ve
uygulanmış kararlar.
b) Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler.
(3) İkinci fıkranın (b) bendi kapsamındaki sözleşmeler uyarınca ödenmiş bedelin,
hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi istenebilir.
(4) Kesinleşmiş mahkeme kararı mahkemece resen Kuruma bildirilir. Hükümsüz kılınan
coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı, sicilden terkin edilir ve terkine ilişkin bilgi Bültende
yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Hak ve Sorumluluktan Vazgeçme
Tescilin sağladığı hak ve sorumluluktan vazgeçme
MADDE 52- (1) Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adını tescil ettiren, tescilin sağladığı
haklarından ve kullanımın denetimiyle ilgili sorumluluklarından vazgeçebilir. Vazgeçme talebi
Bültende yayımlanır.
(2) Bültendeki yayımı takip eden üç aylık süre içinde 36 ncı maddede belirtilen şartları
taşıyanlar tarafından tescil ettiren kişiye ilişkin değişiklik talebinde bulunulması hâlinde, bu talep
43 üncü madde hükümleri çerçevesinde incelenir.
(3) Üç aylık süre içinde tescil ettiren kişiye ilişkin değişiklik talebinde bulunulmaması
hâlinde, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı tescili üç aylık sürenin sonunda Kurum tarafından
sicilden terkin edilir ve terkine ilişkin bilgi Bültende yayımlanır. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi
itibarıyla hüküm doğurur.
(4) Vazgeçmeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
12587
ALTINCI KISIM
Hakka Tecavüz
Coğrafi işaret hakkına tecavüz sayılan fiiller
MADDE 53- (1) Tescilli coğrafi işaretin aşağıda belirtilen biçimdeki kullanımları coğrafi
işaret hakkına tecavüz sayılır:
a) Coğrafi işaret tesciline konu ürünün özelliklerini taşımadığı hâlde, coğrafi işaretin
ününden yarar sağlayacak şekilde ya da tescil kapsamındaki ürünler veya bunlarla
ilişkilendirilebilecek nitelikteki ürünlerle ilgili olarak coğrafi işaretin veya 46 ncı madde uyarınca
kullanılması öngörülen amblemin ticari amaçlı olarak doğrudan veya dolaylı kullanımı.
b) Ürünün gerçek menşeini veya coğrafi işaretin tercümesini veya stilinde, tarzında,
tipinde, türünde, yöntemiyle, orada üretildiği biçimde gibi açıklamaları içerse bile coğrafi işaretin
kötüye kullanımı, taklidi veya coğrafi işareti çağrıştıran şekilde kullanımı.
c) Coğrafi işareti taşıyan ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtımında ya da ürünle ilgili
herhangi bir yazılı belgede, ürünün tescil kapsamındaki nitelikleri ile menşeine ilişkin olarak
yanlış veya yanıltıcı herhangi bir açıklama ya da işarete yer verilmesi.
ç) Coğrafi işarete ilişkin amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımı.
(2) Coğrafi işareti kullanma hakkına sahip olanlar, coğrafi işaretten doğan haklara tecavüz
sayılan fiilleri tescil ettirene noter vasıtasıyla bildirerek dava açılmasını talep edebilir. Tescil
ettirenin talebi kabul etmemesi veya bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde dava açmaması
hâlinde, kullanma hakkına sahip olanlar, yapılan bildirimi de ekleyerek dava açabilir. Açılan dava
tescil ettirene ihbar olunur. Ancak ciddi bir zarar tehlikesi karşısında, kullanma hakkına sahip
olanlar, süreyle bağlı kalmaksızın ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
İhtiyati tedbire karar verilmesi durumunda dava açılabilmesi için belirtilen sürenin dolması
beklenmez.
(3) Coğrafi işaretin tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine
konulmamış olması, eylemi tecavüz olmaktan çıkarmaz. Ancak tescille ilgili kayıt ve işaretler
kusurun değerlendirilmesi sırasında dikkate alınır.
(4) Coğrafi işaret başvurusu yayımlandığı takdirde, başvuruyu yapan, coğrafi işarete
yönelik bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz
eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmamış olmasına
bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa başvurunun
yayımından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.
Geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sayılan fiiller
MADDE 54- (1) Tescil edilmiş geleneksel ürün adının aşağıda belirtilen biçimdeki
kullanımları, geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sayılır:
a) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı hâlde, 46 ncı
madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemin tescilli ürün adı ile birlikte kullanılması
suretiyle, ürünün ününden herhangi bir biçimde yarar sağlayacak kullanımı veya tescil
kapsamındaki ürünleri andıran ürünlerle ilgili olarak tescilli ürün adına tahsis edilen amblemin
ticari amaçlı kullanımı.
b) Amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımı.
12588
c) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini ve tescilli ürün adı için 46
ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemi taşımadığı hâlde, ürünün iç veya dış
ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede ürünün tescilde
belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi.
(2) Geleneksel ürün adı hakkına tecavüz edildiğinin bu adı kullanım hakkına sahip
olanlarca tespit edilmesi hâlinde, tecavüz bu kişilerce tescil ettirene noter vasıtasıyla bildirilerek
dava açması talep edilebilir. Tescil ettirenin talebi kabul etmemesi veya bildirimi aldığı tarihten
itibaren üç ay içinde gerekli davayı açmaması hâlinde, kullanma hakkına sahip olanlar, yapılan
bildirimi de ekleyerek dava açabilir. Açılan dava tescil ettirene ihbar olunur. Ancak ciddi bir zarar
tehlikesi karşısında, kullanma hakkına sahip olanlar, süreye bağlı kalmaksızın ihtiyati tedbire
karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. İhtiyati tedbire karar verilmesi hâlinde, dava
açılabilmesi için belirtilen sürenin dolması beklenmez.
(3) Geleneksel ürün adı başvurusu, yayımlandığı takdirde, başvuruyu yapan, geleneksel
ürün adına yönelik bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir.
Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise başvurunun yayımlanmamış
olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa
başvurunun yayımından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.
ÜÇÜNCÜ KİTAP
Tasarım
BİRİNCİ KISIM
Tasarım Hakkı ve Kapsamı
Tasarım ve ürün
MADDE 55- (1) Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin
çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan
görünümüdür.
(2) Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen
herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi
nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik
karakterleri ifade eder.
(3) Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan
oluşan üründür.
(4) Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım,
ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur.
Yenilik ve ayırt edicilik
MADDE 56- (1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla
sağlanan haklar kapsamında korunur.
(2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici
niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür
durumda olmalıdır.
12589
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını
karşılamalıdır.
(3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak
üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.
Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel
izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip
olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.
Kamuya sunma
MADDE 57- (1) Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma,
tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir
kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.
(2) Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan
tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi
tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya
sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.
Koruma kapsamı ve koruma dışı hâller
MADDE 58- (1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip
olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir.
(2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip
olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.
(3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen
korumaya halel getirmez.
(4) Aşağıda belirtilen hâller koruma kapsamı dışındadır:
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar.
b) Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri.
c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte
edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm
özellikleri.
ç) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık
alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler
bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların,
nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar.
12590
(5) 56 ncı maddedeki şartları karşılamak kaydıyla farklı veya eş birimlerden oluşan
modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle sonlu veya sonsuz olarak çeşitli biçimlerde
bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar korumadan yararlanır.
Tasarım hakkının kapsamı ve sınırları
MADDE 59- (1) Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü
kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı
ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu
amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme
yapmak için öneride bulunamaz.
(2) Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece
korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin
kopyalanarak alınması hâlinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya
sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak
yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez.
(3) Aşağıda sayılan fiiller tasarım hakkının kapsamı dışındadır:
a) Özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller.
b) Deneme amaçlı fiiller.
c) Ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal
kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya
referans amaçlı çoğaltmalar.
ç) Yabancı ülkede kayıtlı olup geçici olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan
deniz veya hava taşıt araçlarındaki ekipman, bu araçların onarımı için kullanılmak üzere ithal
edilen yedek parça ve aksesuarlar ile bu araçların onarım fiilleri.
(4) Birleşik ürünün görünümüne bağımlı olan parçaların, birleşik ürüne orijinal
görünümünü yeniden kazandırmak üzere onarım amacıyla ve bu parçaların kaynağı konusunda
yanıltıcı olmamak şartıyla tasarımın piyasaya ilk sürüldüğü tarihten üç yıl sonra kullanılması
tasarım hakkının ihlali sayılmaz.
(5) Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yayımlanan eşdeğer parçaların dördüncü
fıkra kapsamında ve tasarımın piyasaya ilk sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl içinde kullanımı
tasarım hakkının ihlali sayılmaz.
(6) Yayım erteleme talebinde bulunulan tasarımlar için, tasarımlara ait görsel anlatımların
Bültende yayımlanmasına kadar ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
Önceki kullanımdan doğan hak
MADDE 60- (1) Başvuru tarihinden önce, tescilli tasarımın koruma kapsamına giren ve
tescilli tasarımdan bağımsız olarak yapılan tasarımı iyiniyetli olarak ticari amaçla ülke içinde
kullanmakta olan veya kullanım için ciddi ve gerçek tedbirler almış kişilere karşı önceki
kullanımından dolayı, bu hazırlıklarla sınırlı olmak üzere işletmenin makul ihtiyaçlarını giderecek
ölçüde tasarımı kullanma hakkı verilir. Önceki kullanımdan doğan hak, sicile kaydedilerek
Bültende yayımlanır.
(2) Önceki kullanımdan doğan hak, lisans verilmesi suretiyle genişletilemez ve
devredilemez. Bu hakkın devri işletmenin devriyle mümkündür.
12591

İKİNCİ KISIM
Başvuru, İnceleme ve Tescil
BİRİNCİ BÖLÜM
Tasarım Başvurusu, Rüçhan Hakkı ve İnceleme
Başvuru şartları, sınıflandırma ve çoklu başvuru
MADDE 61- (1) Tasarım başvurusu;
a) Başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri içeren başvuru formunu,
b) Tasarımın görünümünü yansıtan ve yayım yoluyla çoğaltılmaya elverişli görsel
anlatımını,
c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün adını,
ç) Tasarımcının veya tasarımcı grubundaki tasarımcıların adlarını,
d) Tescil isteme hakkının tasarımcı veya tasarımcılardan ne şekilde elde edildiğine ilişkin
bilgiyi,
e) Varsa yayım erteleme talebini,
f) Vekil tayin edilmişse vekile ilişkin bilgiyi,
kapsar.
(2) Başvuru konusunun iki boyutlu bir tasarım olması ve 66 ncı maddeye göre yayım
erteleme talebinde bulunulması hâlinde birinci fıkranın (b) bendinde istenen görsel anlatım yerine
tasarımın örneği verilebilir.
(3) Başvuruda ayrıca; tasarımın görsel anlatımını veya örneğini açıklayan tarifname
verilebilir, tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünlerin sınıfı belirtilebilir. Bu madde
kapsamında yer alan ürün adı, sınıfı ve tarifnamede verilen bilgiler koruma kapsamını etkilemez.
(4) Başvuru işlemlerine ilişkin ücretlerin ödenmemesi ve süresi içinde ödemeye ilişkin
bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde başvuru yapılmamış sayılır.
(5) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünlerin sınıflandırılmasında, 5/8/1997
tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Endüstriyel
Tasarımların Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Locarno Anlaşması hükümleri uygulanır.
(6) Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen, tasarımın görsel anlatımı üzerinde yer alan
yazılı ibareler, ifade ettikleri kavramlar üzerinde inhisari hak sağlamaz.
(7) Birden çok tasarımın tescil talebi, ek başvuru ücretinin ödenmesi şartıyla çoklu
başvuru altında yapılabilir. Çoklu başvurularda, süslemeler hariç olmak üzere, tasarımın
kullanıldığı veya uygulandığı her bir ürünün, aynı sınıfa dâhil olması gerekir.
(8) Çoklu başvuru veya çoklu tescili oluşturan tasarımlar bu Kanunun uygulanmasında
ayrı ayrı değerlendirilir.
(9) Çoklu başvuruda, yedinci fıkrada belirtilen şartlara uymayan tasarımlar için tescil
talebinde bulunulmuş veya tasarım sayısı belirlenen sayıyı aşmışsa Kurum bu tasarımlar için
bölünmüş başvuru yapılmasını ister. Bölünmüş her başvuru için başvuru tarihi, ilk başvuru
tarihidir. İlk başvuruda rüçhan hakkı talep edilmişse bu hak bölünmüş her başvuruya da tanınır.
12592
(10) Tasarımcı, isminin başvuruda belirtilmemesi hâlinde, tasarımcı olarak belirtilmesini
isteme hakkına sahiptir. Ancak, tasarımcı isminin gizli tutulmasını da talep edebilir. Başvuru
sahibi tasarımcı değilse veya tasarımcılardan sadece biri veya birkaçıysa, başvuru sahibinin
tasarımcı veya tasarımcılardan tasarım başvurusu yapma hakkını ne şekilde elde ettiği başvuruda
açıklanır.
(11) Tasarım başvurusunda yer alan imla hataları ve açık maddi hatalar, tasarım örneğini
değişikliğe uğratmaması şartıyla başvuru sahibinin talebi üzerine düzeltilir.
(12) Çoklu başvuruda yer alabilecek tasarım sayısı ve başvuruya ilişkin diğer usul ve
esaslar yönetmelikle belirlenir.
Rüçhan hakkı ve etkisi
MADDE 62- (1) Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf
devletlerden birinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda olmamakla birlikte
bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari müessesesi bulunan gerçek ya da tüzel
kişiler veya bunların halefleri, bu devletlerin herhangi birinde yetkili mercilere tasarım veya
faydalı model tescili için usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren altı ay
süreyle, Paris Sözleşmesi hükümleri kapsamında aynı tasarım için Türkiye’de başvuru yapma
konusunda rüçhan hakkından yararlanır. Bu süre içinde kullanılmayan rüçhan hakları düşer.
Rüçhan hakkından yararlanılabilmesi için ilk başvuru yapılan devletin yetkili makamından rüçhan
hakkı belgesi alınması şarttır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen gerçek veya tüzel kişiler ile bunların halefleri, Paris
Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf olmayan bir devlette usulüne
uygun tasarım başvurusu yapmışsa, birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde rüçhan
hakkından yararlanır.
(3) Aynı devlete yapılmış olan ve önceki ilk başvuru ile aynı konudaki sonraki bir
başvuru; sonraki başvurunun yapıldığı tarihte, önceki başvurunun kamunun incelemesine
açılmadan ve geride herhangi bir hak bırakmadan geri çekilmesi, geri çekilmiş sayılması veya
reddedilmesi ve rüçhan hakkı talebine temel oluşturmaması şartıyla, rüçhan hakkının
belirlenmesinde ilk başvuru olarak kabul edilir. Önceki başvuru, rüçhan hakkı talebi için dayanak
oluşturmaz.
(4) 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen gerçek veya tüzel kişiler
hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.
(5) Başvurusu yapılan tasarımı veya tasarımın uygulandığı ürünü Türkiye’de açılan ulusal
ya da uluslararası sergilerde ya da Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş
Anlaşmasına taraf devletlerde açılan resmî ya da resmî olarak tanınan uluslararası sergilerde
teşhir eden 3 üncü maddede belirtilen gerçek veya tüzel kişiler, sergideki teşhir tarihinden itibaren
altı ay içinde Türkiye’de başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır.
12593
(6) Başvurusu yapılan tasarım veya tasarımın uygulandığı ürün, sergide görünür şekilde
resmî açılış tarihinden önce teşhir edilmişse rüçhan hakkı süresi ürünün sergiye konulduğu
tarihten itibaren başlar.
(7) Bir sergide teşhir edilmiş ürünle aynı veya benzeri bir ürün hakkında birden fazla
tasarım başvurusu yapılması hâlinde, bu ürünü sergiye ilk koyan kişi, ürünün sergiye aynı
zamanda konularak teşhir edilmesi hâlinde ise ilk başvuruda bulunan kişi rüçhan hakkından
yararlanır.
(8) Birinci ve beşinci fıkralarda belirtilen süreler içinde rüçhan hakkına dayanılarak
başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu tarihten itibaren üçüncü kişiler tarafından
yapılan rüçhan hakkına konu tasarım başvurusunun kapsamına giren başvurular ile bunlar adına
yapılan tasarım tescilleri hüküm ifade etmez.
Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü
MADDE 63- (1) Rüçhan hakkı talebi başvuruyla birlikte yapılır. Bu talebe ilişkin
belgeler, başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde Kuruma sunulur. Aksi takdirde rüçhan
hakkından yararlanma talebi yapılmamış sayılır.
(2) Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları, 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca rüçhan
hakkının talep edildiği başvurunun tarihi veya 62 nci maddenin beşinci ve altıncı fıkralarında
belirtilen tarihler itibarıyla doğar.
(3) Bir tasarım için birden fazla rüçhan hakkı talep edilmesi durumunda rüçhan hakkı,
geçerli olan ilk rüçhan tarihi itibarıyla başlar.
(4) Sergilerdeki teşhirden doğan rüçhan hakkı, 62 nci maddenin birinci fıkrasına göre
verilen rüçhan süresini uzatmaz.
(5) Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
İnceleme
MADDE 64- (1) Kurum, başvurunun 61 ila 63 üncü maddelerde belirtilen şartlara
uygunluğunu inceler. İnceleme sonucunda 61 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentlerinde belirtilen şartlar bakımından herhangi bir eksikliğin olmadığına karar verilmesi
hâlinde başvuru tarihi, başvurunun Kurum tarafından alındığı tarih itibarıyla kesinleşir.
(2) 61 ila 63 üncü maddeler uyarınca yapılan incelemede tespit edilen eksikliklerin süresi
içinde giderilmesi hâlinde başvuru tarihi, başvurunun ilk yapıldığı tarih olarak kesinleşir. Ancak
61 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan bilgi ve belgelerle ilgili
eksikliklerin süresi içinde giderilmesi hâlinde başvuru tarihi, bu eksikliklerin giderildiği tarih
olarak kesinleşir.
(3) Tasarım koruması başvuru tarihinin kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
(4) Eksikliklerin süresi içinde giderilmemesi hâlinde başvuru yapılmamış sayılır.
(5) Rüçhan hakkı talebine ilişkin eksikliklerin giderilmemesi sadece rüçhan hakkının
kaybına neden olur.
(6) Kurum;
a) Tasarım veya ürün tanımına uygun olmayan,
b) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı,
c) 3 üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel kişilerce yapılan,
12594
ç) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık
alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler
bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların,
nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren,
d) Yeni olmadığı tespit edilen,
tasarım tescil taleplerini reddeder.
(7) Altıncı fıkranın (b) ve (ç) bentleri kapsamında verilen ret kararının tasarımın sadece
bir bölümüne ilişkin bulunması hâlinde, sadece o bölümle ilgili kısmi ret kararı verilir. Kısmi ret
sonucunda tescilin devamı için kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini
muhafaza etmesi şarttır.
İKİNCİ BÖLÜM
Tescil ve Yayım
Tescil ve yayım
MADDE 65- (1) Kesinleşen ve 64 üncü madde hükmüne göre reddedilmemiş başvuru,
tescilli tasarım olarak sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
(2) Sicil alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla sicil örneği verilir.
(3) Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Yayımın ertelenmesi
MADDE 66- (1) Başvuruyla birlikte başvuru sahibi, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden
başlamak üzere otuz ay süreyle yayım erteleme talebinde bulunabilir.
(2) Yayım erteleme talebi bulunan ve 64 üncü madde hükmüne göre reddedilmemiş
başvuru, tescil edilerek sicile kaydedilir. Ancak, tasarımın görsel anlatımı ve başvuru dosyasına
ilişkin bilgi ve belgeler üçüncü kişilerin incelemesine kapalı tutulur.
(3) Sicile kaydedilmiş tasarıma ilişkin yayım erteleme talebi Bültende yayımlanır.
(4) Kurum, yayım erteleme süresinin sona erdiği tarihte veya hak sahibinin isteği üzerine
daha önceki bir tarihte, başvuruyla ilgili bütün kayıt ve belgeleri üçüncü kişilerin incelemesine
açar ve yayımlar. Ancak, yayımdan önce yayım ücretinin ödenmesi zorunludur. Başvuru sırasında
sadece tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün örneği verilmiş ise tasarımın yayıma uygun
görsel anlatımının da verilmesi gerekir. Bu şartların süresi içinde yerine getirilmemesi durumunda
sicile kaydedilmiş tasarıma başvuru tarihinden itibaren bu Kanunla sağlanan koruma hiç
doğmamış sayılır.
(5) Tecavüz davasının, yayım erteleme süresi içinde açılabilmesi için sicil kaydında ve
başvuru dosyasındaki bilgilerin davalı tarafa bildirilmiş olması şarttır.
(6) Yayım ertelemesi bulunan tasarımın yayım tarihi, görsel anlatımlarının yayımlandığı
tarihtir.
(7) Bu madde hükümleri, çoklu başvurudaki tasarımların bir kısmı hakkında da
uygulanabilir.
12595
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İtiraz ve İtirazın İncelenmesi
Karara ve tescile itiraz
MADDE 67- (1) Başvuru sahipleri, 64 üncü madde uyarınca verilen kararlara karşı,
kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak itiraz edebilir.
(2) Üçüncü kişiler tasarım tescilinin yayım tarihinden itibaren üç ay içinde ücretini
ödeyerek tasarımın 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun
olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü
fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun
kötüniyetli olduğu ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçelerini ileri
sürerek tescil belgesinin verilmesine yazılı olarak itiraz edebilir.
(3) İkinci fıkra kapsamında yapılan itiraza ilişkin ücretin ödenmemesi veya ödemeye
ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır.
İtirazın incelenmesi
MADDE 68- (1) 67 nci maddeye göre yapılacak itirazlar, Kurul tarafından incelenir.
(2) 64 üncü madde uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi
aşamasında ve gerekli görülen hâllerde başvuru sahibinin görüşü alınır.
(3) 67 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan itirazlar, görüşlerini açıklayabilmesi
için başvuru sahibine bildirilir. İtiraz sahibinden, bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde
sunulmak üzere ek bilgi ve belge istenebilir. Bu süre içinde istenilen ek bilgi ve belgelerin
sunulmaması hâlinde itiraz mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.
(4) İtiraz süresi boyunca veya itirazın incelenmesi aşamasında 64 üncü madde ve
yönetmelik hükümleri kapsamında başvuruda eksiklik olduğunun tespit edilmesi hâlinde,
işlemlere tamamlanmayan aşamadan devam edilir ve gerekli görülen hâllerde alınan kararlar
Bültende yayımlanır.
(5) 67 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan itirazın kabul edilmesi hâlinde,
tasarımın tescili hükümsüz kılınır. 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri
mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına yapılan itirazın kabul
edilmesi hâlinde ise sadece o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda
tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza
etmesi şarttır. Çoklu bir başvuruya yapılan itirazın incelenmesi aşamasında, itiraza konu
edilmeyen ancak itirazın eki belgelerden hükümsüz kılınması gerektiği anlaşılan tasarım tescilleri
üçüncü fıkrada belirtilen usule uygun olarak resen hükümsüz kılınır.
(6) Bu madde uyarınca tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, 79 uncu
maddede belirtilen hükümsüzlük sonuçları doğar. Hükümsüzlük kararı Bültende yayımlanır.
12596
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Koruma Süresi ve Yenileme
Tasarımın koruma süresi ve yenileme
MADDE 69- (1) Tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıldır.
Bu süre beşer yıllık dönemler hâlinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş yıla kadar
uzatılabilir.
(2) Tescilsiz tasarımların koruma süresi, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk
sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır.
(3) Tasarım tescili, tasarım sahibinin talep etmesi ve yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin
bilginin süresi içinde Kuruma sunulması şartıyla yenilenir.
(4) Yenileme talebinin tasarım sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği tarihten
önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin
Kuruma sunulması gerekir. Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin
ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona
erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da yapılabilir.
(5) Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm
ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
(6) Yenilenmeyen tasarımlara ilişkin tasarım hakkı, koruma süresinin bittiği tarihte sona
erer.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Hak Sahipliği ve Gasp
Hak sahipliği
MADDE 70- (1) Tasarım hakkı, tasarımcıya veya onun haleflerine ait olup devri
mümkündür.
(2) Tasarım başvurusu veya tasarım birden çok kişiye aitse hak üzerindeki ortaklık taraflar
arasındaki anlaşmaya göre, böyle bir anlaşma yoksa 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk
Medenî Kanunundaki paylı mülkiyete ilişkin hükümlere göre belirlenir. Her hak sahibi
diğerlerinden bağımsız olarak aşağıdaki işlemleri kendi adına yapabilir:
a) Kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta bulunur.
b) Diğer hak sahiplerine bildirimde bulunarak tasarımı kullanabilir.
c) Tasarımdan doğan hakların herhangi bir şekilde tecavüze uğraması hâlinde üçüncü
kişilere karşı hukuk davası açabilir. Bu durumda davaya katılabilmeleri için dava açan tarafından
bir ay içinde diğer hak sahiplerine bildirim yapılır.
(3) Tasarımın kullanılması amacıyla üçüncü kişilere lisans verilmesi için hak sahiplerinin
oybirliği şarttır. Ancak lisans verme konusunda oybirliği sağlanamaması hâlinde mahkeme, lisans
verme yetkisini hakkaniyet gereğince hak sahiplerinden birine veya birkaçına verebilir.
(4) Üzerinde birden çok kişinin hak sahipliği söz konusu olsa dahi tasarım başvurusu veya
tasarımın devri ya da üzerlerinde hak tesisi için bölünebilmeleri mümkün değildir.
12597
Tasarımın gaspı
MADDE 71- (1) Tasarım başvurusu gerçek hak sahibi olmayan bir kişi tarafından
yapılmış veya tasarım bu kişi adına tescil edilmişse veya tescilsiz tasarım gerçek hak sahibi
olmayan bir kişi tarafından kamuya sunulmuşsa, gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden kişi,
tasarım hakkından doğan diğer hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla, tasarım sahipliğinin
kendisine devredilmesini veya tasarım sahibi olarak tanınmayı mahkemeden talep edebilir.
(2) Tasarım üzerinde kısmi bir hakkın iddia edilmesi hâlinde, birinci fıkra uyarınca ve
paylı mülkiyet esaslarına göre hak sahipliği tanınması talep edilebilir.
(3) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen talepler, tescilli tasarımın yayımlandığı tarihten
veya tescilsiz tasarımın kamuya sunulduğu tarihten itibaren üç yıl içinde ileri sürülmemesi
hâlinde düşer. Ancak gerçek hak sahibi olmayan kişinin kötüniyetli olması hâlinde hak düşürücü
süre uygulanmaz.
(4) Bu madde hükmüne göre açılan dava ve davada ileri sürülen talepler, dava sonunda
verilen kesin hüküm veya davayı herhangi bir şekilde sona erdiren bütün diğer hâller talep üzerine
sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır ve sicile kaydedildiği tarih itibarıyla iyiniyetli üçüncü
kişilere karşı hüküm ve sonuç doğurur.
(5) Dava devam ederken başvurunun tescil edilmesi durumunda başvurunun gaspı davası,
tasarımın gaspı davasına dönüşür.
Gaspın sona erdirilmesinin sonuçları
MADDE 72- (1) Tasarım sahipliğinin 71 inci madde hükmüne göre değişmesi halinde, bu
değişikliğin sicile kaydedilmesiyle üçüncü kişilerin o tasarımla ilgili tüm hakları sona erer.
(2) Gerçek hak sahibi olmadığı sonradan anlaşılan kişi veya bu kişiyle lisans sözleşmesi
yapan kişi, gerçek hak sahibinin sicile kaydedildiği tarihten önce tasarımı kullanmaya başlamışsa
ya da kullanım için ciddi hazırlıklar yapmışsa, gerçek hak sahibinden inhisari olmayan bir lisans
verilmesini iki ay içinde talep edebilir. Bu süre, gerçek tasarım sahibinin sicile kaydedildiğinin
Kurum tarafından ilgililere bildirildiği tarihten itibaren başlar.
(3) Gerçek hak sahibi olmadığı sonradan anlaşılan kişi veya bu kişiden lisans alan,
kullanıma başladığı ya da kullanım için ciddi hazırlıklar yaptığı sırada kötüniyetli ise ikinci fıkra
hükmü uygulanmaz.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Çalışanların Tasarımları
Hizmet ilişkisi ile diğer iş görme ilişkilerindeki hak sahipliği
MADDE 73- (1) Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi
anlaşılmadıkça çalışanların bir işletmede yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da
büyük ölçüde işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayanarak iş ilişkisi sırasında yaptığı
tasarımların hak sahibi, işverenleridir.
(2) Çalışanların bulunduğu işyerindeki genel faaliyet konusu bilgi ve araçlardan
faydalanmak suretiyle birinci fıkra kapsamı dışında yaptığı tasarımların hak sahibi, talep edilmesi
hâlinde işverenleridir.
12598
(3) Çalışanların tasarımlarına ilişkin hükümler öğrenciler ve ücretsiz olarak belirli bir
süreye bağlı olmaksızın hizmet gören stajyerlerin tasarımları ile 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı
Yükseköğretim Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde belirtilen öğretim
elemanlarının bilimsel çalışmalar veya araştırmalar sonucunda gerçekleştirdiği tasarımlar
hakkında da uygulanır.
(4) Hizmet ilişkisi dışında kalan iş görme sözleşmeleri çerçevesinde yapılan tasarımlarda
hak sahibi, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri çerçevesinde belirlenir.
Çalışanlar tarafından yapılan tasarımlara ilişkin hak talebinde bedel
MADDE 74- (1) Çalışanın, 73 üncü maddenin ikinci fıkrası kapsamında yapmış olduğu
tasarımın önemi dikkate alınarak tespit edilecek bir bedel isteme hakkı vardır. Taraflar bu bedel
konusunda anlaşamadıkları takdirde söz konusu bedel mahkeme tarafından tespit edilir.
(2) 73 üncü maddenin üçüncü fıkrası kapsamında öğretim elemanlarınca gerçekleştirilen
tasarımlardan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu ve tasarımcı arasındaki paylaşımı
tasarımcıya gelirin en az yarısı verilecek şekilde ilgili yükseköğretim kurumunun yönetim
kurulunca belirlenir.
BEŞİNCİ KISIM
Lisans
Lisans
MADDE 75- (1) Tasarım hakkı, lisans sözleşmesine konu olabilir.
(2) Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir. Sözleşmede
aksi kararlaştırılmamışsa lisans, inhisari değildir. İnhisari olmayan lisans sözleşmelerinde, lisans
veren tasarımı kendi kullanabileceği gibi üçüncü kişilere de başka lisanslar verebilir. İnhisari
lisans sözleşmelerinde, lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça
kendisi de tasarımı kullanamaz.
(3) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını
üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.
(4) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans hakkını alan kişi, lisans süresince
tasarımın kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta bulunabilir. Lisans alan, lisans sözleşmesinde
yer alan şartlara uymak zorundadır. Aksi takdirde tasarım sahibi, tasarımdan doğan haklarını
lisans alana karşı ileri sürebilir.
Hakkın devrinden veya lisans vermekten doğan sorumluluk
MADDE 76- (1) Başvuru veya tescilden doğan tasarım hakkını devreden ya da lisans
veren kişinin bu işlemleri yapmaya yetkili olmadığının sonradan anlaşılması hâlinde söz konusu
kişi, bu durumdan ilgililere karşı sorumlu olur.
(2) Tasarım başvurusunun geri çekilmesi, reddedilmesi, tasarım tescilinin iptaline veya
hükümsüzlüğüne karar verilmiş olması hâllerinde tarafların, hakkı devreden veya lisans veren
bakımından daha kapsamlı bir sorumluluğu sözleşmeyle öngörmemiş olmaları hâlinde
79 uncu madde hükümleri uygulanır. Bu madde hükmünden doğan tazminatı talep etme süresi,
sorumluluk davasına dayanak olan mahkeme kararının kesinleşme tarihinde başlar.
12599
ALTINCI KISIM
Hakkın Sona Ermesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Hükümsüzlük
Hükümsüzlük hâlleri
MADDE 77- (1) Aşağıdaki hâllerde tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme
tarafından karar verilir:
a) 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56
ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64
üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı
ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse.
b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse.
c) Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi,
tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise.
(2) 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet haklarının
yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına ilişkin hükümsüzlük talebinin kabul
edilmesi hâlinde, o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin
devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi
şarttır.
Hükümsüzlük talebi
MADDE 78- (1) Tasarımın hükümsüzlüğü, ikinci fıkrada sayılan hâller dışında menfaati
olanlar tarafından istenebilir.
(2) Tasarımın hükümsüzlüğü, 77 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre sadece
önceki hak sahibi; 70 inci ve 73 üncü maddelere göre ise ancak tasarım hakkına sahip kişiler
tarafından ileri sürülebilir.
(3) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin olarak koruma süresince veya tasarım hakkının
sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava açılabilir.
(4) Hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde tasarım sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı
açılır. Tasarım üzerinde sicilde hak sahibi olarak görülen kişilerin davaya katılabilmelerini
sağlamak için ayrıca bu kişilere bildirim yapılır.
(5) Tescilsiz tasarımlarda hükümsüzlük davası, hak sahibi olduğunu iddia eden kişiye
karşı açılır.
Hükümsüzlüğün etkisi
MADDE 79- (1) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma bu
Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) Tasarım sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli hareket etmesinden zarar görenlerin
tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisi aşağıdaki durumları
etkilemez:
a) Hükümsüzlüğe karar verilmeden önce tasarımın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle
verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
12600
b) Hükümsüzlüğe karar verilmeden önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler.
(3) İkinci fıkranın (b) bendinde belirtilen sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin hakkaniyet
gereğince kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir.
(4) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar herkese karşı hüküm doğurur.
Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme bu kararı Kuruma resen gönderir.
Hükümsüz kılınan tasarım, Kurum tarafından sicilden terkin edilir ve Bültende yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Diğer Sona Erme Hâlleri ve Sonuçları
Sona erme ve sonuçları
MADDE 80- (1) Tasarım hakkı;
a) Koruma süresinin dolması veya tescilin yenilenmemesi,
b) Hak sahibinin hakkından vazgeçmesi,
sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
(2) Başvuru veya tescil sahibi, tasarım hakkından tamamen veya kısmen vazgeçebilir.
(3) Vazgeçmenin yazılı olarak Kuruma bildirilmesi gerekir. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi
itibarıyla hüküm doğurur ve Bültende yayımlanır.
(4) Sicile kayıtlı hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça, tasarım sahibi bu hakkından
vazgeçemez.
(5) Tasarım üzerinde, üçüncü bir kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmiş ve bu hususta
alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni olmadıkça, tasarımdan doğan haklardan
vazgeçilemez.
YEDİNCİ KISIM
Tasarım Hakkına Tecavüz
Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller
MADDE 81- (1) Aşağıda belirtilen fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır:
a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki
bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt
edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride
bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret
alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.
b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu
hakları üçüncü kişilere devretmek.
c) Tasarım hakkını gasp etmek.
(2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi,
tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma
hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun
yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından
hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.
12601
(3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya
fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan
çıkarmaz.
(4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde,
hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir.

DÖRDÜNCÜ KİTAP
Patent ve Faydalı Model
BİRİNCİ KISIM
Patent Hakkı
BİRİNCİ BÖLÜM
Patentlenebilirlik Şartları
Patentlenebilir buluşlar ve patentlenebilirliğin istisnaları
MADDE 82- (1) Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı
içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilir.
(2) Aşağıda belirtilenler buluş niteliğinde sayılmaz. Patent başvurusu veya patentin
aşağıda belirtilen konu veya faaliyetlerle ilgili olması hâlinde, sadece bu konu veya faaliyetlerin
kendisi patentlenebilirliğin dışında kalır:
a) Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler.
b) Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler.
c) Bilgisayar programları.
ç) Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri.
d) Bilginin sunumu.
(3) Aşağıda belirtilen buluşlara patent verilmez:
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.
b) Mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu elde edilen ürünler hariç olmak üzere,
bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik esas olarak biyolojik
işlemler.
c) İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler dâhil
tüm tedavi yöntemleri.
ç) Oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni ve bir gen dizisi veya
kısmi gen dizisi de dâhil olmak üzere insan bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi.
d) İnsan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri,
insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir
tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu
işlemler sonucu elde edilen hayvanlar.
(4) Üçüncü fıkranın (a) bendi kapsamında buluşun ticari kullanımının sadece mevzuatla
yasaklanmış olması, bu kullanımın kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu anlamına
gelmez.
12602
(5) Üçüncü fıkranın (b) bendinde belirtilen mikrobiyolojik işlem, mikrobiyolojik materyal
içeren, mikrobiyolojik bir materyalle gerçekleştirilen veya sonucunda mikrobiyolojik materyal
oluşan herhangi bir işlemi; esas olarak biyolojik işlem, melezleme ya da seleksiyon gibi tamamen
doğal bir olaydan oluşan bitki veya hayvan üretim usulünü ifade eder.
(6) Üçüncü fıkranın (c) bendinde yer alan hüküm, aynı bentte sayılan yöntemlerin
herhangi birinde kullanılan ürünler, özellikle madde ve terkipler hakkında uygulanmaz.
Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilir olma
MADDE 83- (1) Tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluşun yeni olduğu kabul
edilir.
(2) Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde,
yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya da başka herhangi bir
biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsar.
(3) Başvuru tarihinde veya bu tarihten sonra yayımlanmış olan ve başvuru tarihinden
önceki tarihli ulusal patent ve faydalı model başvurularının ilk içerikleri tekniğin bilinen durumu
olarak dikkate alınır. Bu hüküm,
a) 5/1/1996 tarihli ve 96/7772 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan
Patent İşbirliği Antlaşması uyarınca yapılan uluslararası patent başvurularından, Patent İşbirliği
Antlaşmasının 22 nci ve 39 uncu maddelerine göre yönetmelikte belirtilen şartlara uygun olarak
ulusal aşamaya giriş yapan patent ve faydalı model başvurularını,
b) 7/6/2000 tarihli ve 2000/842 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız
kararlaştırılan Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin 153 üncü
maddesinin beşinci fıkrasındaki gereklilikleri sağlayan, uluslararası başvuruya dayanan Avrupa
patent başvurularını ve Avrupa Patent Sözleşmesinin 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre
Türkiye’nin belirlendiği ve ilgili belirleme ücretinin ödendiği Avrupa patent başvurularını,
da kapsar.
(4) Tekniğin bilinen durumu dikkate alındığında, ilgili olduğu teknik alandaki uzmana
göre aşikâr olmayan buluşun, buluş basamağı içerdiği kabul edilir.
(5) Üçüncü fıkra uyarınca tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınan başvuruların ve
belgelerin içerikleri, buluş basamağının değerlendirilmesinde dikkate alınmaz.
(6) Buluş, tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir
nitelikteyse, sanayiye uygulanabilir olduğu kabul edilir.
Buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkilemeyen açıklamalar
MADDE 84- (1) Buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkileyecek nitelikte
olmakla birlikte, başvuru tarihinden önceki on iki ay içinde veya rüçhan hakkı talep edilmişse
rüçhan hakkı tarihinden önceki on iki ay içinde ve aşağıda sayılan durumlarda açıklama yapılmış
olması buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkilemez:
a) Açıklamanın buluşu yapan tarafından yapılmış olması.
b) Açıklamanın patent başvurusu yapılan bir merci tarafından yapılmış olması ve bu merci
tarafından açıklanan bilginin;
1) Buluşu yapanın başka bir başvurusunda yer alması ve söz konusu başvurunun ilgili
merci tarafından açıklanmaması gerektiği hâlde açıklanması.
12603
2) Buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgiyi edinmiş olan üçüncü bir
kişi tarafından, buluşu yapanın bilgisi veya izni olmadan yapılan başvuruda yer alması.
c) Açıklamanın buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgi elde eden
üçüncü kişi tarafından yapılmış olması.
(2) Birinci fıkraya göre, başvurunun yapıldığı tarihte patent veya faydalı model isteme
hakkına sahip olan her kişi buluşu yapan sayılır.
(3) Birinci fıkranın uygulanmasından doğan sonuçlar, süreyle sınırlı değildir ve her zaman
ileri sürülebilir.
(4) Birinci fıkranın uygulanması gerektiğini ileri süren taraf, şartların gerçekleştiğini veya
gerçekleşmesinin beklendiğini ispatla yükümlüdür.
İKİNCİ BÖLÜM
Patent Hakkının Kapsamı
Patent hakkının kapsamı ve sınırları
MADDE 85- (1) Patent sahibi, buluşun yeri, teknoloji alanı ve ürünlerin ithal veya yerli
üretim olup olmadığı konusunda herhangi bir ayrım yapmaksızın patent hakkından yararlanır.
(2) Patent sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde aşağıda belirtilen fiillerin
önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi veya bu
amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde bulundurulması.
b) Patent konusu olan bir usulün kullanılması.
c) Kullanılmasının yasak olduğu bilinen veya bilinmesi gereken usul patentinin
kullanılmasının başkalarına teklif edilmesi.
ç) Patent konusu usul ile doğrudan doğruya elde edilen ürünlerin satılması, kullanılması,
ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde
bulundurulması.
(3) Aşağıda sayılan fiiller patentin sağladığı hakkın kapsamı dışındadır:
a) Sınai veya ticari bir amaç taşımayan ve özel maksatla sınırlı kalan fiiller.
b) Patent konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller.
c) İlaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de dâhil olmak üzere,
patent konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller.
ç) Sadece bir reçetenin oluşturulması için eczanelerde yapılan ilaçların seri üretim
olmadan hazırlanarak kullanılması ve bu şekilde hazırlanan ilaçlara ilişkin fiiller.
d) Patent konusu buluşun Paris Sözleşmesine taraf devletlerin gemi, uzay aracı, uçak veya
kara nakil araçlarının yapımında veya çalıştırılmasında veya bu araçların ihtiyaçlarının
karşılanmasında, söz konusu araçların geçici veya tesadüfi olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları
içinde bulunması şartıyla kullanılması.
12604
e) 5/6/1945 tarihli ve 4749 sayılı Kanunla onaylanan Milletlerarası Sivil Havacılık
Anlaşmasının 27 nci maddesinde öngörülen ve bu madde hükümlerinin uygulandığı bir devletin
hava aracı ile ilgili fiiller.
(4) 8/1/2004 tarihli ve 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının
Korunmasına İlişkin Kanunda tanımlanan küçük çiftçinin kendi işlediği arazisinde, patent sahibi
tarafından ya da onun izniyle satılan ya da başka bir ticari yolla sağlanan patentli bir ürün ile
yaptığı üretim sonucunda ortaya çıkan üründen elde edeceği çoğaltım materyalini, yine kendi
işlediği arazisinde yapacağı yeni üretimler için kullanabilme hakkı vardır. Bu kullanım hakkı,
5042 sayılı Kanun hükümlerine tabidir.
(5) Çiftçinin, patent sahibi tarafından veya onun izniyle satılan ya da başka bir ticari yolla
sağlanan patentli damızlık veya diğer hayvan üreme materyalini, tarım amaçlı kullanma hakkı
vardır. Bu hak, çiftçinin kendi tarım etkinliğini sürdürme amacıyla hayvan ya da diğer hayvan
üreme materyalinin kullanılmasını kapsar. Bu hakkın kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
(6) Patentin konusu kanunlara, genel ahlaka, kamu düzenine veya genel sağlığa zarar
verecek şekilde kullanılamaz. Bu kullanım, mevcut veya gelecekte kabul edilecek belirli veya
belirsiz süreli kanuni yasaklamalara ve sınırlamalara da bağlıdır.
Buluşun dolaylı kullanımının önlenmesi
MADDE 86- (1) Patent sahibinin, patent konusu buluşun uygulanmasını mümkün kılan
ve buluşun esasını teşkil eden bir kısmı ile ilgili unsurların veya araçların üçüncü kişiler
tarafından, patent konusu buluşu kullanmaya yetkili olmayan kişilere verilmesini önleme hakkı
vardır. Bu hükmün uygulanabilmesi için söz konusu üçüncü kişilerin, bu unsurların veya araçların
buluşu uygulamaya yeterli olduğunu bilmeleri ve bu amaçla kullanılacağını bilmeleri veya bu
durumun yeterince açık olması gerekir.
(2) Birinci fıkrada sözü edilen unsurlar veya araçlar piyasada her zaman bulunabilen
ürünlerse üçüncü kişiler söz konusu yetkili olmayan kişileri belirtilen fiilleri yapmaya teşvik
etmediği takdirde birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(3) 85 inci maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen fiilleri
yapanlar, birinci fıkra hükmüne göre patenti kullanmaya yetkili olmayan kişilerden sayılmaz.
Önceki kullanımdan doğan hak
MADDE 87- (1) Başvuru tarihinde veya bu tarihten önce buluşu iyiniyetli olarak ülke
içinde kullanmakta olan veya kullanım için ciddi ve gerçek tedbirler almış kişilere karşı, patent
konusu buluşu aynı şekilde kullanmaya devam etmelerini veya alınmış tedbirlere uygun olarak
kullanmaya başlamalarını, patent başvurusu veya patent sahibinin önleme hakkı yoktur. Ancak
söz konusu kişilerin patent konusu buluşu kullanmaya devam etmeleri veya alınmış tedbirlere
uygun kullanımları, sahip oldukları işletmenin makul ihtiyaçlarını giderecek ölçüde olabilir.
Önceki kullanımdan doğan hak, lisans verilmesi suretiyle genişletilemez ve bu hak, ancak işletme
ile birlikte devredilebilir.
(2) Birinci fıkrada sözü edilen kişilerce satışa sunulmuş olan ürünlerle ilgili fiiller,
patentin sağladığı hakkın kapsamı dışındadır.
12605
Kanuni tekel
MADDE 88- (1) Sermayesinin tamamı Devlete ait olup tekel niteliğindeki mal ve
hizmetleri, kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu
hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler konusunda tekel hakkına sahip olan kamu iktisadi
teşebbüslerinin faaliyet alanına giren konularla ilgili bir buluş için patent verildiğinde, tekel
sahibinin buluşu kullanabilmesi patent sahibinin iznine bağlıdır. Tekel sahibi iştigal ettiği sanayi
alanında büyük ölçüde ekonomik yarar ve önemli bir teknik ilerleme sağlayabilecek buluşları,
kullanım hakkını elde ederek uygulamakla yükümlüdür.
(2) Tekel sahibi patent konusu buluşun kullanımını elde etmek için, patent sahibinden izin
vermesini talep etme hakkına sahiptir. Tekel sahibi böyle bir talepte bulunduğunda patent sahibi
ondan patenti devralmasını isteyebilir. Patent konusu buluşun kullanılması karşılığında veya
patentin tekel sahibince devralınması hâlinde ödenecek bedel taraflarca belirlenir. Tarafların
anlaşamamaları hâlinde, söz konusu bedel mahkemece tespit edilir.
(3) İkinci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla tekel, patentin verilmesinden sonra
oluşmuşsa patent sahibi tekel sahibinden buluşun kullanılmakta olduğu işletme veya tesisatı da
devralmasını talep etme hakkına sahiptir. Tarafların anlaşamamaları hâlinde, söz konusu bedel
mahkemece tespit edilir.
(4) Mevcut bir kanuni tekel yüzünden patent konusu buluş kullanılamıyorsa, söz konusu
patent için yıllık ücret ödenmez.
Korumanın kapsamı
MADDE 89- (1) Patent başvurusu veya patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle
belirlenir. Bununla birlikte istemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimler kullanılır.
(2) İstemler, kullanılan kelimelerin verdiği anlamla sınırlı olarak yorumlanamaz. Ancak
istemler, koruma kapsamının tespitinde, buluşu yapan tarafından düşünülen fakat istemlerde talep
edilmeyen, buna karşılık ilgili teknik alanda uzman bir kişi tarafından tarifname ve resimlerin
yorumlanması ile ortaya çıkacak özellikleri kapsayacak şekilde genişletilemez.
(3) İstemler, başvuru veya patent sahibine hakkı olan korumayı sağlayacak ve üçüncü
kişilere de korumanın kapsamı açısından makul bir düzeyde kesinlik ifade edecek şekilde
yorumlanır.
(4) Patent başvurusunun sağladığı korumanın kapsamı, patentin verilmesine kadar geçen
süre için başvurunun yayımlanmış olan istemleri ile belirlenir. Ancak patentin verildiği hâli veya
itiraz veya hükümsüzlük işlemleri sonucunda değiştirilmiş hâli, koruma alanının genişletilmemiş
olması şartıyla başvurunun sağladığı korumayı geçmişe dönük olarak belirler.
(5) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı koruma kapsamının belirlenmesinde,
tecavüzün varlığının ileri sürüldüğü tarihte istemlerde belirtilmiş unsurlara eşdeğer nitelikte olan
unsurlar da dikkate alınır. Bir unsur, esas itibarıyla istemlerde talep edilen unsur ile aynı işlevi
görüyor, bu işlevi aynı şekilde gerçekleştiriyor ve aynı sonucu ortaya çıkarıyorsa, genel olarak
istemlerde talep edilen unsurun eşdeğeri olarak kabul edilir.
12606
(6) İstemlerin kapsamını belirlemek için patentin verilmesi ile ilgili işlemler sırasında
veya patentin geçerliliği süresince, koruma kapsamının belirlenmesinde patent başvurusu veya
patent sahibinin beyanları dikkate alınır.
(7) Patent, buluşla ilgili örnekler içeriyorsa istemler bu örneklerle sınırlı olarak
yorumlanamaz. Özellikle ürün veya usulün sahip olduğu ilave özelliklerin patentte açıklanan
örneklerde bulunmaması, bu örneklerde bulunan özellikleri kapsamaması veya bu örneklerde
belirtilen her amaç veya özelliği gerçekleştirememesi hâllerinde, ürün veya usul istemlerle
sağlanan koruma kapsamının dışında tutulmaz.
İKİNCİ KISIM
Başvuru, Patentin Verilmesi ve İtiraz
BİRİNCİ BÖLÜM
Başvuru ve Rüçhan Hakkı
Patent başvurusu için gerekli belgeler ve başvuru tarihinin kesinleşmesi
MADDE 90- (1) Patent başvurusu;
a) Başvuru formunu,
b) Buluş konusunu açıklayan tarifnameyi,
c) İstemleri,
ç) Tarifnamede veya istemlerde atıf yapılan resimleri,
d) Özeti,
e) Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,
kapsar.
(2) Tarifname, istemler, özet ve varsa resimler başvuru sırasında Paris Sözleşmesi veya
Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf veya karşılıklılık ilkesini uygulayan devletlerin
resmî dillerinden birinde verilebilir.
(3) Aşağıdaki unsurların tamamının Kuruma verildiği tarih itibarıyla patent başvuru tarihi
kesinleşir ve başvuru işleme alınır:
a) Patent verilmesi talebi.
b) Başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri.
c) Türkçe veya ikinci fıkrada belirtilen yabancı dillerden biri ile yazılmış tarifname veya
önceki bir başvuruya yapılan atıf.
(4) Buluş, genetik kaynağa veya genetik kaynakla bağlantılı geleneksel bilgiye
dayanıyorsa bu kaynağın nereden alındığına ilişkin açıklamaya, patent başvurusunda yer verilir.
(5) Buluşu yapan, başvuruda belirtilir. Ancak buluşu yapan, isminin gizli tutulmasını
isteyebilir. Başvuru sahibinin buluşu yapan olmaması veya buluşu yapanlardan sadece biri veya
birkaçı olması hâlinde bu kişiler, patent başvuru hakkını ne şekilde elde ettiklerini başvuruda
açıklamak zorundadır.
(6) Buluşu yapanın başvuru veya patent sahibinden buluşu yapan olarak tanınmasını ve
adının belirtilmesini isteme hakkı vardır.
(7) Başvuruya ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
12607
Buluş bütünlüğü ve bölünmüş başvuru
MADDE 91- (1) Patent veya faydalı model başvurusu, tek bir buluşu veya tek bir genel
buluş fikrini oluşturacak şekilde bir araya gelmiş buluşlar grubunu içerir. Bu hükme uygun
olmayan başvurular, başvuru sahibinin talebi veya Kurumun bildirimi üzerine bölünmüş
başvurulara ayrılır.
(2) Buluş bütünlüğüne bakılmaksızın başvuru sahibinin talebi üzerine her başvuru için
bölünmüş başvuru yapılabilir.
(3) Bölünmüş başvuru, işlemleri devam eden başvuru ile ilgili olarak bu başvuru
konusunun kapsamını aşmayacak şekilde yapılır. Bölünmüş başvuruyla birlikte geçmiş yıllara ait
yıllık ücretler de ödenir.
(4) Bölünmüş her başvuru için başvuru tarihi, ilk başvurunun tarihidir. İlk başvuruda
rüçhan hakkı talep edilmişse bu hak bölünmüş her başvuruya da tanınır.
(5) Bölünmüş başvurulara ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
(6) Bu maddeye uygun olarak yapılmayan bölünmüş başvurular işleme alınmaz.
Buluşun açıklanması, tarifname, istemler ve özet
MADDE 92- (1) Buluş, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda uzman bir kişi
tarafından buluşun uygulanabilmesini sağlayacak şekilde yeterince açık ve tam olarak patent
başvurusunda, tarifname, istemler ve tarifnamede veya istemlerde atıf yapılan resimlerle açıklanır.
(2) Buluş, toplum tarafından erişilemeyen ve patent başvurusunda ilgili teknik alandaki
uzman tarafından buluşun uygulanmasına yeterli olacak şekilde tanımlanamayan bir biyolojik
materyalle ilgiliyse veya bu materyalin kullanımını içeriyorsa bu materyalin tevdi edilmesi
hâlinde, buluşun birinci fıkraya uygun olarak açıklandığı kabul edilir.
(3) İkinci fıkraya göre tevdi edilen biyolojik materyal, tevdi kuruluşunda erişilebilir
olmaktan çıkarsa; bu materyalin 5/8/1997 tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
katılmamız kararlaştırılan Patent İşlemleri Amacıyla Mikroorganizmaların Tevdi Edilmesinin
Uluslararası Kabulü Konusunda Budapeşte Anlaşmasına uygun şekilde yeniden tevdi edilmesi ve
materyalin alındığına ilişkin tevdi kuruluşu tarafından verilen belgenin suretinin tevdi tarihinden
itibaren dört ay içinde patent başvurusunun veya belgesinin numarası belirtilerek Kuruma
gönderilmesi hâlinde, bu erişimin kesintiye uğramadığı kabul edilir.
(4) İstemlerin dayanağı tarifname olup, istemler korunması talep edilen konuyu
tanımlamalı, açık ve öz olmalı ve tarifnamede tanımlanan buluşun kapsamını aşmamalıdır.
(5) Özet, sadece teknik bilgi verme amacını taşır. Başka amaçlar için özellikle koruma
kapsamının belirlenmesinde veya 83 üncü maddenin üçüncü fıkrasının uygulanmasında
kullanılmaz.
(6) Biyolojik materyalin tevdi edilmesine ilişkin şartlar yönetmelikle belirlenir.
Rüçhan hakkı ve etkisi
MADDE 93- (1) Türkiye de dâhil olmak üzere Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticare